Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde bulundurma mahkumiyetine ilişkin, 16 yıl sonra sunulan haksız eski hale getirme ve temyiz başvurusunu süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.
Özet: Sanığın, 2006 yılına ait uyuşturucu madde kullanma mahkumiyetine ilişkin hükmün kanun yolu, başvuru şekli ve süresi hakkında gerekli bildirimleri içermediği iddiasıyla, kararın kendisine bizzat tebliğ edildiği tarihlerden ve sonraki ek karardan haberdar olmasına rağmen yaklaşık 16 yıl sonra, 2024te yaptığı eski hale getirme talepli temyiz başvurusu, bu uzun süre içinde haklı bir mazeret sunulamaması ve kanuni sürenin aşılması gerekçesiyle, ilk karardaki usul eksikliklerine rağmen oy birliğiyle reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2005/677 E., 2006/332 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeYapılan ön inceleme neticesinde Gebze (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.10.2006 tarihli ve 2005/677 Esas, 2006/332 Karar sayılı karar sanık tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:Sanığın, temyiz dilekçesi içeriğine göre istemin eski hale getirme talebini içerdiği, eski hale getirme istemi hususunda karar verme yetkisinin 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilerek, 5271 sayılı Kanunu’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvurunun yapılacağı merci, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir tereddüte yer vermeksizin açıkça belirtileceği, 263/1. maddesinde ise, "tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir" hükmüne yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılığın aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacağında bir kuşku olmadığı dikkate alındığında, 17.10.2006 tarihli mahkumiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik kararında başvurulabilecek kanun yolu, kanun yoluna başvuru şekli ile karar ve tebliğ tarihi itibariyle hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanık için bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyan bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği belirtilmediği görülmekle, bu haliyle Mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu belirlenmiş ise de; mahkumiyet ve tedavi denetimli serbestlik kararının 19.12.2006 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, bu karara karşı kanun yoluna başvurmadığı, ayrıca Cumhuriyet savcılığının sanık hakkında lehe kanun değerlendirmesi talebinin reddine ve 10 ay hapis cezasının aynen infazına dair 20.03.2008 tarihli ek kararın sanığa 16.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile sanığın karardan en son bu tarihte haberdar olduğu halde temyiz etmediği ve yaklaşık 16 yılı geçkin süreden sonra eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.08.2024 tarihinde temyiz eden sanığın haklı sebebe dayanmayan eski hale getirme talepli temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.