Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçi alacakları davasında kıdem tazminatı hesabındaki matematiksel hatayı ve yıllık ücretli izin ispat yükümlülüğünü değerlendirerek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Davacı işçinin haksız fesih sonucu talep ettiği kıdem, ihbar ve yıllık izin alacakları davasında, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin kısmen kabul yönündeki kararları, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kıdem tazminatı hesaplamasında matematiksel hata bulunması ve yıllık izin alacağı noktasında, işverenin ispat yükü ve hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde beş yıl ve üzeri kullanılmadığı iddia edilen izin süreleri hakkında yeterli araştırma yapılmadığı gerekçeleriyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.

MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/799 E., 2025/1147 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Tavas Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/256 E., 2024/464 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız bir şekilde sonlandırıldığını, bu durumun açılan fesih bildirimine itiraz davası ile kesinleştiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kötüniyetle açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilleri tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına yönelik taleplerinde haklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Yıllık ücretli izin alacağına yönelik değerlendirmelerin hatalı olduğunu, bu durumun sunulan izin talep dilekçeleri, izin formları ve yıllık izin defterinin incelenmesiyle anlaşılacağını,2. Hüküm altına alınan alacakların hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ile hesaplanmasına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu kıdem tazminatı, davacının hizmet süresine uygun olarak 10... ay 1 gün üzerinden hesaplanmış, İlk Derece Mahkemesince bu hesaplama üzerinden hüküm kurulmuştur. Ne var ki söz konusu hesaplama incelendiğinde 10 yıla karşılık gelen miktarın 102.390,50 TL, 3 aya karşılık gelen miktarın 2.559,76 TL ve 1 güne karşılık gelen miktarın 341,30 TL olduğu tespit edilmesine karşın bu miktarların toplamı 180.885,18 TL olarak yazılmıştır. İlk Derece Mahkemesince de kıdem tazminatı 180.885,18 TL olarak hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi raporunda yer alan söz konusu matematiksel hata denetlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıllık veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacının hizmet süresine göre toplam hak edilen 170 gün üzerinden yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ise de davalı tarafça sunulan yıllık izin talep dilekçeleri, yıllık izin formları ve yıllık izin defterine dair örnekler değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır. Davacının uzun yıllar (10 yıl boyunca) yıllık ücretli izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına da aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilmek suretiyle öncelikle söz konusu belgeler kendisine gösterilerek belgelere karşı diyecekleri sorulmalı ve çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının alınmasından sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.Belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.