Hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararının, temyiz bildirimindeki eksikliğe rağmen sürenin kabulü ve zararın giderilme isteğinin aleyhe temyiz olmadığından dikkate alınmamasıyla 2. Ceza Dairesince onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunun, hükmün tefhimi sırasındaki eksik yasa yolu bildirimine rağmen süresinde yapıldığı kabul edilmiştir. Ancak, sanığın suça konu zararı gidermek istemesine ve şikayetçinin maddi talebi olmamasına rağmen, TCK 168/2 maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için bir tevdi mahalli belirlenmemesi yönündeki eksiklik, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü tebliğnameye uygun olarak onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/14269 E.  ,  2025/21558 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/242 E., 2019/619 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde cezaevinden hazır edilen sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 19.04.2019 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın suçtan doğan zararı gidermek istediği, şikâyetçinin ise zarar ile ilgili maddi talebi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.