Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onarken, zincirleme suçta eksik uygulanan cezayı aleyhe temyiz olmadığından düzeltemeyerek sanığın temyizini reddetmiştir.
Özet: Hakaret suçundan mahkum olan sanığın, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz incelemesinde, mahkemece sanığın atılı suçu işlediği ve mahkumiyetinin yerinde olduğu kanaatine varılmış; ancak sanığın birden fazla mağdura karşı farklı zamanlarda işlediği eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin (TCK m.43) uygulanmasında, cezanın bir yerine iki kez artırılması gerekirken tek artırım yapıldığı tespit edilse de aleyhe temyiz olmadığından bu durum bozma nedeni sayılmayarak, sanığın temyiz itirazları esastan reddedilip hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/112 E., 2023/187 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, katılanların ve şikayetçilerin beyanları, suça konu dilekçe içerikleri ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği ve sanığın, birden fazla mağdura yönelik, birden fazla ve farklı zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmesi durumunda, sanığın bu eylemleri aynı suç işleme kararı altında işlediği kabul edilerek hakaret suçundan belirlenen temel ceza, suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca artırıldıktan sonra, suçun değişik zamanlarda işlenmesi nedeniyle artırılmış ceza miktarı üzerinden aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden artırım yapılarak sonuç cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden bir kez artırım yapılarak hüküm kurulmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.