Erdemlideki Taşınmazın Kadastro Tespiti, Orman Vasfı, Zamanaşımı Zilyetliği ve Mirasçılık İddialarıyla Tapu İptali-Tescil Taleplerine İlişkin Yargıtay Kararı.
Özet: Erdemli ilçesindeki bir taşınmazın orman vasfında olup olmadığına dair uyuşmazlıkta, orman idaresinin tescil talebi ve çeşitli bireylerin zilyetliğe veya tapuya dayalı tescil iddialarının değerlendirildiği bu davada, ilk derece mahkemesi, yapılan keşif, bilirkişi raporları, 1956 yılı hava fotoğrafları ve eski tarihli haritalar neticesinde, bireysel tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığını ve çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunu belirleyerek, ilgili hak iddialarını reddetmiş ve taşınmazın hukuki niteliğini tayin etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/1974 E.  ,  2025/6528 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2013/166 E., 2020/113 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı/birleşen dosya davacısı mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu Erdemli ilçesi ... köyü ... alanı 1 05... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda tespit gördüğünü, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, davalı adına yapılan tespitin iptalini, orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil talebinde bulunmuştur.
Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; dedesinden kalan tapu kaydına dayanarak tahminen 7 dönüm kadar yere ilişkin tescil talebinde bulunduğunu, işbu tescil davasına itiraz ederek ve müdahale isteminin kabulünü talep etmiştir.
Birleşen dosya davacıları ... mirasçıları özetle; davaya konu 1 05... parsel sayılı taşınmazın müşterek muristen kendilerine kaldığını, taşınmazın tamamı üzerinde zilyetliklerinin devam ettiğini, müteveffa ... ile birlikte miras yoluyla hak sahibi olupta tespit tutanağında belli edildikleri halde işbu davada dava dışı kaldıklarından dolayı işbu davaya müdahil olarak katılmak istediklerini belirterek, davacı ... İdaresinin davasının reddi ile mirasçılık hisseleri oranında adlarına tescil edilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilmeyeceğini belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu nizalı yerin orman sayılan yerlerden olduğunu, söz konusu yerin evveliyatı devlet ormanından açılmış olduğunu, toprağın halen orman toprağı vasfında olduğunu, taşınmazın kültür arazisi ile hiçbir ilgisinin olmadığını, eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğraflarında orman olarak göründüğünü belirterek, davanın reddini ve orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespiti yapılmadan önce hüküm kurulduğu, hükmün temyizi üzerine Yargıtay tarafından hükmün 1 ve 2 numaralı bentlerinde belirtilen taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına, 3 numaralı bendinde belirtilen taşınmaz yönünden bozma kararı verildiği, yapılan kadastro tespiti sonrasında 1 numaralı bentte belirtilen taşınmazın 1 05... parsel olarak, 2 numaralı bentte belirtilen taşınmazın 1 05... , 3, 5, 12, 13, 14, 54, 55... parsel olarak tespit gördüğü, belirtilen taşınmazlar yönünden verilen kararın onanması nedeniyle tefrik edilerek karar verildiği, kararın kesinleştiği, Yargıtay ilamında bozulan 3 numaralı bentte belirtilen taşınmazın ise 1 05... parsel olarak tespit gördüğü anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazın orman olup olmadığının tespiti ve tapu kaydının uygulanması açısından bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığı, davacı ...'ın dayanak tapu kaydı olan 1315 tarihli ve 315 (133) numaralı tapu kaydının taşınmaza uygulandığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre dayanak tapu kaydında belirtilen ... köyünün dava konusu taşınmazdan yaklaşık 25-30 km uzaklıkta olduğu, tapu kaydında belirtilen ... mevkinin dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge olmadığı, tapu kaydının 3 sınırı itibariyle taşınmaza uymadığının ifade edildiği, bu durumda dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilmiş, dosyaya sunulan 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1999 yılında orman sınırlandırılmasının yapıldığı, 18.02.2002-19.03.2002 tarihleri arasında ilan edildiği, dava tarihi itibariyle kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmadığı, orman kadastrosu yapılmamış ya da yapılmış olup da kesinleşmemiş yerlerde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının 6831 sayılı Kanunun 1. maddesine göre belirlendiği, dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın 1956 tarihli hava fotoğrafında üzerinde ardıç ağaçlarının bulunduğu, kuzeyinde ve kısmen doğusunda bulunan ormanlık alanlarla aynı nitelikte olduğu, en eski tarihli memleket haritasında 'ibreli ağaç' simgesi ile yeşile boyalı alan olarak gösterildiği, taşınmazın 'orman sayılan yerlerden' olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahalli bilirkişi beyanları, bilirkişi raporları ve diğer belgelerin birlikte ele alınıp değerlendirilmesi sonucu; dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmaza davacı ...'ın dayanağı tapu kaydının uymadığı, hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde ardıç ağaçlarının bulunduğu, kuzeyinde ve kısmen doğusunda bulunan ormanlık alanlarla aynı nitelikte olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte ve bilimsel veriler içerdiği, bu bağlamda dava konusu taşınmazın orman olması nedeniyle davacı ... ve mirasçılarının zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceği kanaatine varılmakla, birleşen dosyalar yönünden davanın reddine, davacı ...'nin davasının kabul edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen dosya davacısı ... temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın murisi ...'dan geldiğini, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu, ormanla ilgisinin olmadığını, yıllardır ekip biçtiklerini, orman ve fen raporlarını kabul etmediklerini bu gerekçelerle usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; birleşen dosya davacılar murisi tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapusuz taşınmazın tescil talebine yönelik açılmış, yargılama sırasında 07.12.2001 tarihinde yörede yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz hakkında; 1 05... parsel numarası, 16.959, 30... yüzölçümü ve "orman" niteliği ile malik hanesi boş bırakılmak suretiyle kadastro tutanağı düzenlenmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup, davalı/birleşen dosya davacısı mirasçısı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı davalı/birleşen dosya davacısı mirasçısı ...'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davalı/birleşen dosya davacısı mirasçısı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.