Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, hakaret suçunda sözlerin katılanın şahsına yönelik olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ret kararını bozma içtihadı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesinin, hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı; sanığın suçlamayı inkâr etmesi ve tarafsız tanık beyanına göre hakaret içeren sözlerin katılanın şahsına kesin olarak yöneltildiğinin anlaşılamaması, bu nedenle hakaret suçunun matufiyet şartının gerçekleşmemesi ve suç unsurlarının oluşmaması karşısında, beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2023/13948 E.  ,  2025/18614 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1197 E., 2023/693 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; tanık ...'nin sanığın suça konu sözlerini katılana değil başka bir şahsa söylediğine yönelik beyanda bulunduğu gözetilmeden eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve tarafsız tanık ...'nin "erkek şahıs 'Şerefsiz bilirkişiyle avukat para yemiş. Davayı kaybettim.' dedi. Orada müşteki ve kızı bu esnada ilgili şahsa herhangi bir tepki vermediler. Bu ifadeler sanki başka bir şahsa edilmiş gibi bir intiba oluştu." şeklinde beyanda bulunması karşısında, hakaret içeren sözlerin duraksanmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun anlaşılamadığı gibi bu yönde başkaca somut bir delil de bulunmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediği ve atılı suçun unsurları oluşmadığından gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.