Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf reddi kararını temyiz eden sanık müdafiinin iddialarını inceleyerek hukuka aykırılık görmeyip, hükmü onamıştır.
Özet: Bir üst mahkeme, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin haksız tahrik ve suç kastının bulunmadığına ilişkin temyiz başvurusunu, dosya kapsamındaki delillerin sanığın eylemini doğruladığını ve haksız tahrik şartlarının oluşmadığını belirterek esastan reddetmiş ve yerel mahkeme ile istinaf mahkemesinin kararını onamış, ancak zincirleme suç ile tekerrür uygulamalarında tespit edilen bazı hukuka aykırılıkların sanık aleyhine bir temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılamayacağını ifade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1977 E., 2022/2531 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, olay, CD inceleme tutanakları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan şartların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ve sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin düşünülmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İskilip Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.