Tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının, yasal zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesiyle ilgili Yargıtay kararı.
Özet: Sanık hakkında tehdit suçundan mahkûmiyet, hakaret suçundan ise beraat hükmü kurulmuş olup, bu hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde, sanığın isnat edilen eylemlerine ilişkin Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, ilk kararın verildiği tarihten itibaren inceleme tarihine kadar dolduğu tespit edilmiş; bu nedenle, sanık ve katılanın temyiz talepleri yerinde görülerek, yerel mahkemenin kararları bozulmuş ve ilgili kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/126 E., 2016/240 K.SUÇLAR: Tehdit, hakaretHÜKÜMLER: Mahkûmiyet, BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 ve 125/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 24.03.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmıştır.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ile katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.