Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatında, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun yetkili sağlık kurulu tarafından düzenlenmesi gerektiğini belirterek temyiz kararını verdi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının davalı sigorta şirketinden talep ettiği 500.000 TLlik sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davada, Uyuşmazlık Hakem Heyeti davacının %7,2 maluliyetini ve sigortalı aracın %100 kusurunu kabul ederek tazminata hükmetmişken, davalı vekilinin maluliyet raporunun usulüne uygunluğu, hesaplama ve kusur tespiti eksiklikleri gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu üzerine, yüksek mahkeme davalının diğer itirazlarını reddederek kusur oranları ve hesaplama yönteminin yerinde olduğunu belirtmiş, ancak sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak yetkili sağlık kuruluşu tarafından doğru bir şekilde belirlenmesinin zararın tespiti açısından kritik olduğunu vurgulamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/5015 E.  ,  2025/14409 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/284 E.- 2024/293 K.
SAYISI : 2024/İHK-16428
SAYISI : K-2023/393426
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın 25.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla birlikte talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur araştırması yapılması gerektiğini, koruyucu tertibat nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu 03.04.2023 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda davaya konu trafik kazası nedeniyle %7,2 oranında sürekli maluliyet oluştuğu, hakem heyeti tarafından alınan kusur raporuna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, hesap raporunun denetime elverişli olduğu, davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur araştırmasının eksik yapıldığını, hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz olduğunu, yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırmanın yeterli olmasına, vekalet ücretinin doğru verilmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi ... ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03.04.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası kaburgada birden fazla kırık ve akciğerde kanama yaşadığı, meydana gelen iş bu yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %7,2 olarak hesaplandığı, davalı lehine olacak biçimde hakem heyetince de bu oranın esas alındığı anlaşılmaktadır.
Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de maluliyet oranı belirlenmişse de davacıda oluşan yaralanmanın niteliği gözetildiğinde raporu hazırlayan heyet teşekkülünün yetersiz olduğu, raporu üç adli tıp uzmanının imzaladığı, heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunması gerektiği, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak (temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.