Danıştay 4. Daire, Burdurdaki arazi toplulaştırma işleminin iptali talebiyle yapılan verimlilik ve parsel değeri itirazlarını reddeden kararı onadı.
Özet: Burdurda yapılan arazi toplulaştırma işlemine ilişkin olarak, davacılar tarafından kendilerine tahsis edilen yeni parselin verimlilik, konum ve değer açısından eski parselden daha düşük olduğu, sulama sıkıntısı yaşandığı, yol erişiminin kaybedildiği, dava açıldıktan sonra parsel numaralarının değiştiği ve müstakil yerine hisseli tapu verildiği iddialarıyla açılan iptal davası, ilk derece ve istinaf mahkemelerince, yeni parselin eski parselle eşdeğer olduğu ve toplulaştırma işleminin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir; temyiz incelemesinde de alt mahkemelerin kararları usul ve hukuka uygun bulunarak davacıların temyiz istemi reddedilmiş ve önceki kararlar onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10877Karar No : 2024/7600 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1- ... 2- ... 3- ...4- ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Burdur İli, Merkez İlçesi, ... Köyü'nde Burdur Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel (... ada ... sayılı parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının eski parseli ile yeni parselinin verimlilik, konum ve değer açısından aynı özelliğe sahip olması, aynı arazi derecelendirmesine ve eğime sahip olması nedeniyle, eski ve yeni parsellerin eşdeğer durumda olduğu, davacıya toplulaştırma sürecine uygun olarak büyük oranda aynı yerde tahsisin yapıldığı, toplulaştırmaya giren tüm parsellerden yapılan ortak kullanım alanları için yapılan kesinti miktarının %3,69080 olduğu, bu kesinti oranının da yasal sınırlar içinde olduğu ve projeye dâhil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı, davacıların parselinde kesinti olmadığı tahsis edilen alanın daha yüksek olduğu, toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına, parselasyon ilkelerine uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma öncesinde dönümünden 10-12 ton pancar hasadı yapılabiliyorken yeni tahsis edilen parselde sulama sıkıntısı nedeniyle bu hasada ulaşma imkanının kalmadığı, eski ... parselde arazinin kadastro yolunun bulunduğu ve asfalta yakınlığının arazinin değeri bakımından önem arz ettiği, dava açıldıktan sonra davalı idarece parsel numaralarının değiştirildiği, bu konuda ek rapor alınması gerekirken idarenin parsellerin değişmediği, numaraların değiştiği beyanının kabul edilerek hüküm kurulduğu, bilirkişilerce müstakil tapu verildiği belirtilmiş ise de tapuda hisseli tapu verildiği hususunun mahkemece incelenmediği belirtilerek hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ:...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.