Faydalı model hükümsüzlüğü davasında koruma süresinin sona ermesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle ilk derece mahkemesinin ret kararının bozulması ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekliliği.
Özet: Bir faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşımadığı iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasında, ilk derece mahkemesinin ret kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, dava konusu faydalı modelin koruma süresinin yargılama devam ederken sona ermesi nedeniyle davanın konusuz kaldığına ve ilk derece mahkemesinin esas hakkında karar vermek yerine "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmesi gerektiğine karar vererek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi         2025/2936 E.  ,  2025/6275 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/179 Esas, 2025/84 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yirmi yılı aşkın süredir askı üretimi işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin “...” buluş başlıklı TR 2009/05341 Y sayılı faydalı model belgesinin, davalının ise TR 2010/10606 Y sayılı "..." buluş başlıklı faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, ancak davalı yana ait faydalı modelin piyasada uzun yıllardır kullanıldığını, 2010 yılından önce bilindiğini, yeniliğe haiz olmayan davalı yan buluşunun incelemesiz patent sisteminden yararlanarak elde edildiğini, sektördeki rakiplerine karşı adeta bir silah gibi kullanıldığını, davalı yanın bu belgeye dayanarak müvekkili aleyhinde mahkemeye başvurup tespit yaptırdığını ve tespitten yaklaşık üç sene sonra yine müvekkili aleyhinde maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame ettiğini, davalı yanın başka firmalar aleyhinde de dava açtığını, yeniliğe haiz olmayan ve kötüniyetle tescil edilen ve kötüniyetli olarak aynı sektördeki firmalara baskı yapılmak için kullanılan belgesinin hükümsüzlüğünün talep edilmesi amacıyla işbu davayı açtıklarını ileri sürerek davalı yana ait TR 2010/10606 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlük kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebiyle açılan önceki davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davacı adına tescilli faydalı modelin, müvekkili adına tescilli faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldıracak güçte olmadığını, her iki makinenin çalışma sistemlerinin birbirinden farklılık taşıdığını, müvekkilinin tekniğin bilinen durumuna katkı yapan, işgücü ve zamandan tasarruf sağlayan, defolu üretim yapılması ihtimalini neredeyse sıfırlamış, maliyeti düşük ve düşük enerji ile çalışabilen bir makine yaptığını, davacı taraf makinesine ait tarifname ve istemler incelendiğinde ise, bu makinenin hızlı olmadığı, sistemin süratinin operatörün anlık çalışma hızına bağlı bulunduğu, hata vermesi ihtimalinin ve defolu üretim olasılığının yüksek olduğunun görüldüğünü, bunların haricinde davacının sisteminde çok fazla hatalı üretime rastlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı uyarınca mutlak yenilik araştırması için bilirkişi heyetinden rapor alındığı, dava konusu ... numaralı faydalı model belgesinin başvuru tarihinin 18.12.2010 olduğu, söz konusu başvuru tarihinden önce dava konusu faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldıracak bir dokümana ulaşılamadığı ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 154. maddesine uygun olarak yenilik kriterini içerdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yenilik unsurunu içermemesi nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece, dava konusu faydalı modelin yenilik kriterine haiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga 551 sayılı KHK’nın 164. maddesi uyarınca faydalı model belgesi, başvuru tarihinden itibaren on yıllık bir süre için verilir ve bu süre uzatılamaz. Aynı KHK'nın 165. maddesi gereğince, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresince talep edilebilir. Dava devam ederken uyuşmazlık konusu faydalı model belgesinin koruma süresi sona ermiş olup bu durum eldeki davanın konusuz kalmasına yol açacaktır. Mahkemece, konusu kalmayan dava ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi ile yargılama giderlerinin davada tarafların haklılık durumları gözetilerek belirlenmesi zorunluluk arzettiğinden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, hükümsüzlük davası açıldıktan sonra faydalı modelin (FM) koruma süresinin dolması ile davanın konusuz kalıp kalamayacağı noktasında toplanmaktadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) geçici madde (m) 1/4 hükmü uyarınca, bu davaya mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) hükümleri uygulanmak durumundadır. 551 sayılı KHK m. 165/3 hükmünde, hükümsüzlük davasının faydalı modelin koruma süresinin dolmasına kadar açılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Hükümsüzlüğün etkilerine ise m. 166 delaletiyle patente ilişkin m. 131 hükmü uygulanmak durumundadır. Hükümsüzlüğün etkilerimi düzenleyen 551 sayılı KHK m. 161/1 hükmüne göre ise, hükümsüzlük kararının sonuçları geçmişe etkili sonuç doğurur ve dolayısıyla hukuki bakımdan bu KHK ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır.
Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, eldeki dava anılan hükme göre süresinde açılmış olup davanın görüldüğü sırada koruma süresinin dolmuş olması davayı konusuz bırakmaz. Zira hükümsüzlüğün geçmişe etkili olması ve dolayısıyla anılan KHK ile sağlanan korumanın hükümsüzlük kapsamında hiç doğmamış sayılması nedeniyle hükümsüzlük kararının alınmasında davacının ve tüm ilgililerin hukuki yararı bulunmaktadır. Burada belirtmek gerekir ki, Hukuk Muhakemeleri Kanunundan farklı olarak hükümsüzlük kararı sadece davanın tarafları bakımından değil herkes için hüküm ifade etmektedir. O nedenle faydalı modelin kendilerine karşı kullanılmasından zarar görenlerin FM’nin sahiplerine karşı tazminat davası açmaları gündeme gelebilir.
Bu bakımdan davanın esastan görülüp sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik olmaması nedeniyle davacı vekilinin, davanın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun BOZMA gerekçesine katılmamaktayım.