Marka Başvurusunun Kısmen Reddine İlişkin YIDK Kararının İptali Davasında, Redde Mesnet Markanın Hükümsüzlüğünün Kesinleşmesinin Geriye Dönük Etkisinin Değerlendirilmesi.
Özet: Davacının marka başvurusunun, davalının önceki tescilli markasına dayanılarak kısmen reddedilmesi ve bu ret kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacı markası ile ret gerekçesi markası arasında iltibas bulunduğu ve reddedilen markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasının gerekmediği kanaatiyle davayı reddetmişken; temyiz incelemesi sırasında, başvurunun reddine mesnet teşkil eden davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği ve hükümsüzlük kararının SMK gereği markanın başvuru tarihinden itibaren geçmişe etkili olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın bu yeni hukuki durum ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/541 E.  ,  2025/6090 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1561 Esas, 2024/1732 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 E., 2022/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2018/... sayılı ve "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun 09 sınıfta yer alan bir kısım mallar ile 42. sınıftaki hizmetler bakımından reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yaptığı itirazının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini oysa taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle Ankara 5. FSHHM’nin 2021/324 E. Sayılı dosyasında açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu ibarenin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ve anılan markayı tanınmış hale getirdiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 9. ve 42. sınıf mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, her ne kadar davacı taraf dava konusu marka başvurusu üzerine gerçek hak sahibi olduğunu iddia etse de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmünün gerçek hak sahibinin bu durumu ispat etmesi koşulu ile 3. kişilerin marka başvurularına karşı itiraz gerekçesi olarak ileri sürebileceği, bu nedenlerle gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada varılan kanaati değiştirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, diğer taraftan YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı şirket 2019/... sayılı marka başvurusunda bulunmuş olup davalı itirazı üzerine nihai olarak marka başvurusu kısmen reddedilmiştir. Davacı şirket temyize gelirken, davalının itiraza mesnet yaptığı 2018/... sayılı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiğini, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/324 E., 2022/141 K. sayılı kararı ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kararın istinaf yasa yoluna gidilmemesi üzerine kesinleştiğini, kararın bir örneğinin dosyaya sunulduğunu, hükümsüzlük kararı geriye etkili olacağı için işbu davayı etkileyeceğini ileri sürerek bekletici mesele yapılması taleplerinin dikkate alınmamasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davacı şirket vekilince sunulan karar örneğinin incelenmesinde, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20.05.2022 tarih, 2021/324 E., 2022/141 K. sayılı kararı ile işbu davada başvurunun reddine mesnet alınan davalı adına tescilli 2018/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
SMK'nın 25. maddesinde markanın hükümsüzlük halleri sayılmış olup aynı Kanun'un 27. maddesinde markanın hükümsüz kılınması halinde kararın geçmişe etkili olacağı, marka başvuru tarihinden itibaren etki doğuracağı, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda Mahkemece, YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirme yapılacak ise de SMK'nın 27/1 hükmü uyarınca itiraza dayanak yapılan markanın hükümsüz kılınması hâlinde bu hükümsüzlük kararının, YİDK kararının iptali davasını da etkileyeceği açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli 2017/11-72 E., 2021/245 K. sayılı, Dairemizin 18.09.2024 tarihli 2023/4402 E., 2024/6540 K. sayılı ve 04.12.2024 tarihli 2024/854 E., 2024/8651 K. sayılı emsal ilamları).
Davacı vekili tarafından bekletici mesele yapılması talep edilen hükümsüzlük davası, işbu davanın açıldığı tarih olan 13.12.2021 tarihinde açılmış olup, yargılama sırasında davalının mesnet markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve karar kesinleşmiş olmakla birlikte Mahkemece bu husus dikkate alınmamıştır. O halde Mahkemece, itiraza mesnet 2018/... sayılı markanın hükümsüz kılındığı hususu göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.