Marka hükümsüzlüğü davasında, davalının 43. sınıftaki ticari markayı uzun yıllardır ailece aktif kullanmasına dayalı üstün hakları nedeniyle benzer tescilli markanın hükümsüzlük talebinin reddi.
Özet: Davacının restoran markaları ile davalının düğün salonu markası arasındaki iltibas iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasında, davacının bazı markalarıyla davalının markası arasında tescil sınıfı farklılıkları veya görsel-fonetik benzerlik olmaması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı; ancak davacının bazı markaları ile davalının markasının aynı 43. sınıfta tescilli olup, ortak ibare "..." nedeniyle kısmi bir benzerlik olabileceği kabul edilse de, davalının ve ailesinin "..." ibaresini 1987den beri ticari unvan olarak kullandığı ve markasal kullanımının 1997ye dayandığı, ayrıca 2006dan beri alan adını işlettiği kanıtlandığından, davalının "..." markası üzerinde davacıya nazaran üstün hak sahibi olduğu ve kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/707 E.  ,  2025/6022 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/470 Esas, 2024/1887 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 E., 2022/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2004/... sayılı “...”, 2005/... sayılı “...”, 2006/ ... sayılı “...”, 2012/... sayılı “...”, 2013/... sayılı “...”, 2014/ ... sayılı “...”, 2014/... sayılı “...”, 2016/... sayılı “....”, 2018/... sayılı “...” ibareli markaların sahibi olduğunu ve markaların uzun yıllardan beri aktif olarak işlettiği restoranlarında kullanıldığını, davalının tescil aldığı 2017/... başvuru numaralı “... “...” markasının, davacıya ait markalar ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, tüketici nezdinde iltibas oluşturabilecek nitelikte olduğunu ileri sürerek davalı tarafından 2017/... sayı ile tescilli “.... “... ” markasının 43. sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının markasının ilk tescilinin 2017 değil, 2006 yılında olduğunu ve 2006 yılında 2006/... tescil numarası ile koruma altına aldığını, yıllar içerisinde logosu değiştiğinden bu başvurunun yenileme süresi biter bitmez yeni logosu ile yeni bir başvuru gerçekleştirildiğini, davalının ilk tescil ettirdiği markasını kullanımının ise çok daha önceye dayalı olduğunu, davalının düğün, davet, balo salonu olarak faaliyet hayatına 1987 yılında başladığını ve söz konusu salonun 1987 tarihinden bu yana ailece fasılasız olarak işletildiğini ve işletilmeye devam ettiğini, http://salonuzunlar.com web adresinden bu bilgilere ulaşılabileceğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava devam ederken davacı tarafından ... esas unsurlu markaların dava dışı .... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiği, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/2 hükmü gereğince davacı taraf değişikliği yapıldığı, davacı şirketin ilk markası olan ... numaralı ... ibareli markanın 43. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise ... numaralı ... markasını 41. sınıfta tescilli sahibi olduğu fakat markanın yenilenmemesi sebebi ile müddet olduğu, daha sonra davalının davaya konu ... numaralı markayı adına tescil ettirdiği, davacıya ait 2016/..., 2012/. ... numaralı markalar ile davalıya ait dava konusu marka karşılaştırıldığında tescil sınıfları farklı olduğundan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olmayacağı, davacıya ait ... numaralı ... ibareli markanın davalı markası ile aynı 43. sınıfta tescilli olmasına rağmen davacı markasının ... olması davalı markası "...." karşılaştırıldığında gerek görsel olarak gerekse fonetik olarak benzerlik olmadığı, davacıya ait ... numaralı ...markası ile davalıya ait markanın da şekillerinin farklı olması ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde benzerlik olmadığı, karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, davacı adına tescilli ... numaralı ... ve ... numaralı .... markasının davalı markası ile karşılaştırıldığında ortak ibarenin ... olması her ne kadar davalı markası ... ibaresi yanına farklı kelimeler eklenmek ve şekil eklenmek sureti ile farklılaşmış ise de; ortak olarak 43. sınıfta tescilli olmaları ve aynı ticari işletme alanında faaliyette bulunmaları halinde kısmi olsa da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu markalar yönünden kısmi bir benzerlik olduğu kanaatine ulaşılmış ise de, gerek tanık beyanlarından gerekse dosya içerisindeki belgelerden davalının dava dışı annesi ...'nun "... " ticaret unvanı ile 1987 yılından itibaren faaliyet gösterdiği, ... bir aile işletmesi olduğu, davalının da uzun yıllardır bu işletmenin müdürlüğünü yaptığı ve hali hazırda işletmenin yetkilisi olduğu, davalı tarafından 20.05.2006 tarihinden itibaren ... alan adının alınıp kullanıldığı, dosya kapsamına göre de 1997 yılından beri ... ibaresinin davalı ve ailesi tarafından markasal olarak kullanıldığı kanaatine ulaşıldığı buna göre de davalının 41... . sınıflarda ... markası yönünden davacıya nazaran üstün hak sahibi olduğu, bu sebeple davacının davalıya karşı hükümsüzlük talebinde bulunamayacağının anlaşıldığı, davalının davacıya nazaran ... markası üzerinde üstün hak sahibi olması sebebi ile kötüniyet iddialarının da yerinde olmadığı, bu hususta başkaca bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (temlik alan) vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı (temlik alan) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (temlik alan) vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Buna gerçek hak sahipliği (üstün hak sahipliği) denir. Gerçek hak sahipliği ilkesi gereği marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaret üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde, o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır. Somut olayda aile işletmesi olarak kullanıldığı belirtilen "... " ,"... " adlı esnaf işletmeleri davalının annesi adına kayıtlı olup, işbu tescilsiz kullanımlar nedeniyle davalının davacının tescilli markaları karşısında önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu söylenemeyecektir. Ayrıca bir teşebbüs tarafından tescil edilmek istenen marka başka bir teşebbüs tarafından oluşturulan seri markaların devamı izlenimi doğuruyorsa bu markalar arasında karıştırılma tehlikesi ortaya çıkar. Eldeki davada davalının 2017/ 65083 sayılı "..." markasının davacının birden fazla "..." ibareli markalarının seri markası algısı yaratacak ve davacı markaları ile karıştırılacak nitelikte bulunduğundan davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı (temlik alan) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.