Davacının işletme adının kalitesiz ürünlerde izinsiz kullanılarak sınai mülkiyet hakkına tecavüzü ve manevi tazminat isteminin Yargıtayca onanması.
Özet: Bir işletmenin, Türk Gıda Kodeksine aykırı ürünleri kendi markası altında piyasaya sürerken başka bir işletmenin adını ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiği iddiasıyla açılan davada; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının davacının işletme adını kullanarak gıda standartlarına uymayan ürünler satmasının sınai mülkiyet hakkına tecavüz oluşturduğuna ve manevi tazminat ödemesine hükmetmiş olup, Yargıtay bu kararları, Ticaret Kanununun işletme adının korunmasına ilişkin hükümleri kapsamında hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ :Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1667 Esas, 2024/2194 KararHÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ :Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI :2022/293 E., 2023/243 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının, kavanozlara doldurduğu bal özelliğini taşımayan, Türk Gıda Kodeksine de uygun olmayan bir maddeyi davacının adını kullanarak kendisine ait Hayaanzer markası ile piyasada satışa sunduğunu, müvekkilinin, davalının bu eyleminden maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek davacının sınai mülkiyet hakkına, manevi şahsiyetine ve itibarına vaki tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 25.000,00 TL manevi, 25.000,00 TL itibar tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı yanca gerçekleştirilen "...." adı ile ".... ili Arı Yetiştiricileri Birliğinde TR 6...1 3 işletme tescil numarası ile ... adına dolum yapılmıştır" ibaresini taşıyan ürün üretim ve satışının davacı tarafın sınai mülkiyet hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu etiketi taşıyan ürünlerin satışının durdurulmasına, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 53. maddesinde yapılan atıf uyarınca, tescili halinde Kanun’un 50... . maddeleri arasında yer alan ticaret unvanlarının korunmasına yönelik hükümler, tescil edilmiş işletme adları için de uygulanacaktır. Ayrıca tescil edilmiş olsun veya olmasın kullanılan tüm işletme adlarının, 6102 sayılı TTK ile düzenlenen haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması da mümkündür. İşletme adının ayırt etme işlevi, belli bir müşteri kitlesinin işletmeye bağlanmasına neden olduğu için, işletme sahibinin menfaatlerinin korunmasına da katkı sağlar. Görüleceği üzere, sınai mülkiyet haklarından olan markalar, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmişken, ticaret unvanı ve işletme adı Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir.Somut olayda, davalının, davacıya ait işletmede dolum yapılmayan balları kendi markası altında pazarladığı, ürün etiketlerinde, davalının tescilli markası ile davacının işletme adının bulunduğu, böylelikle davalının, Türk Gıda Kodeksine uygun olmayan ürünlerin satışını davacının işletme adını kullanarak gerçekleştirmek sureti ile davacının işletme adına ilişkin olan haklarını ihlal ettiği, sınai hak olan işletme hakkına ilişkin korumanın 6102 sayılı TTK’nın 53. maddesi atfıyla 52. madde ile sağlanması nedeni ile ticari iş olduğu, bu itibarla kararda sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı asılın temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.