Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan yerel mahkeme ve istinafça onanan mahkumiyet hükmünü savunma dokunulmazlığı kapsamında bozdu.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddiyle kesinleşmesi üzerine, yapılan temyiz incelemesinde, sanığın yargılamaya konu dilekçesindeki beyanının TCK 128. maddesi uyarınca savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca kabule göre tekerrür hükümlerinin ve ceza miktarının hatalı hesaplandığı gerekçeleriyle istinaf mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve bu süreçte aleyhe bozma yasağının gözetilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/12557 E.  ,  2025/17917 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/233 E. 2023/627 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca duruşma talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; sanığın lehine ve aleyhine tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu sanığın atılı suçu işlemediğinin açık olması, mahkemenin delillerin takdirinde aleyhine olacak şekilde hataya düşmesi, her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinden yararlanmasının gerekmesi adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi, sunduğu dilekçelerin gerekçede işlemsiz bırakılması, savunma hakkının engellenmesi, gösterdiği tanıkların dinlenmemesi, nedenleriyle kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III.GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Yargılamaya konu somut olayda; sanık tarafından verilen ve savunma hakkının kullanılması niteliğindeki dilekçede geçen ifadenin TCK'nın 128. maddesi gereğince savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a.Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, aynı Kanun'un 108/2 maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmaması,
b.Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken, 1 yıl 6 ay 22 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği,
Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.11.2025 tarihinde karar verildi.