Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda tanık husumeti ve haksız tahrik hükümlerinin eksik incelenmesi nedeniyle kararı bozdu.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararı, sanığın tanık beyanlarına karşı ileri sürdüğü husumet iddialarının ve sanık hakkında uzaklaştırma kararı bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmaması, ayrıca sanığın darp edildiği iddiası ile bunu destekleyen adli muayene raporu karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi gibi usul ve yasalara aykırı eksik inceleme nedenleriyle bozulmuş olup, dava dosyasının yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1456 E., 2023/1415 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; suçu işlemediğine, tanık ile aralarında husumet bulunduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddeleri kapsamında sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilmek suretiyle yapılan değerlendirmede:1.Sanığın savunmasında, tanık olarak dinlenen babası ile aralarında husumet bulunduğunu beyan etmesi ve tanığın da sanık hakkında evden uzaklaştırma kararı olduğunu ifade etmesi karşısında, husumetli olduklarına ilişkin mahkeme dosyaları ile sanık hakkında suç tarihinde bir uzaklaştırma kararının olup olmadığı incelenerek hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2.Sanığın darp edildiğini beyan etmesi ve bu beyanı destekleyen adli muayene raporu karşısında, şikayetçiler dinlenerek olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.