5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taşınmazın arsa ve fındık ağacı değerlemesi ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.
Özet: Daha önce davalının vefatı nedeniyle taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi sebebiyle bozulmuş olan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin yeniden verdiği kamulaştırma bedelinin kabulü kararı üzerine davacı idare, taşınmazın arsa değerlendirmesi, kapitalizasyon faiz oranı, net gelir hesaplaması, emsal seçimi ve vekalet ücreti gibi hususlarda hatalar olduğunu iddia ederek temyiz yoluna başvurmuştur; ancak Yargıtay, taşınmazın arsa olarak emsal karşılaştırması ve üzerindeki fındık ağaçlarının bahçe değeri esas alınarak yapılan değerlemesini yerinde bularak, kamulaştırma davalarının niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görmemiş ve temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2024/10770 E.  ,  2025/8554 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/292 Esas, 2024/171 Karar
DAVA TARİHİ : 27.11.2017
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/395 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekiller davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2021/2032 Esas, 2022/1803 Karar sayılı kararlarıyla; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı ...'nın 05.05.2019 tarihinde vefat ettiği, İlk Derece Mahkemesi kararının ise 17.06.2021 tarihinde verildiği, davalının yargılama sırasında ölü olduğu anlaşılmakla davalı mirasçılarının tespit edilerek taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının doğru belirlenmediğini, net gelir hesaplamasında masraflar ve maliyetin eksik hesaplandığını, emsalin doğru seçilmediğini, tel çit değerinin hesaplanmaması gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki fındık ağaçlarına ise bahçe değerinden zemin bedeli düşülmek suretiyle değer biçilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.