Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden, sendika yetki tespitine itiraz davasında, bozma sonrası gerekli çoğunluk sağlanarak verilen red kararının onanmasına dair.
Özet: Bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için gerekli çoğunluğu sağlamadığı iddiasıyla Çalışma Genel Müdürlüğünün yetki tespitinin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi sendikanın çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf tarafından onanan bu karar, yüksek mahkemece eksik bilgi nedeniyle bir kez bozulmuş; ancak eksikliklerin giderilmesinin ardından ilk derece mahkemesinin davayı tekrar reddeden ve hukuka uygun bulunan nihai kararı, davacının tüm temyiz itirazları reddedilerek kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/53 E., 2025/286 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; yetki tespitinin denetime elverişli olmadığını, dikkate alınması gereken başkaca işyerleri bulunduğunu, sendika üyeliklerinin denetlenmesi gerektiğini, gerekli sayısal çoğunluğun sağlanmadığını, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 07.03.2024 tarihli ve 348746 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesi gereğince işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren tarafından yapılan yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Genel Müdürlükçe kurulu Sendika Yetki Sistemine, SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yetkiye kötüniyetli itiraz etmiş olup herhangi bir somut delil sunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.06.2024 tarihli kararı ile; davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 05.06.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üyelerinin açık kimlik bilgilerini de gösterecek şekilde prosedür dosyasının eksiksiz olarak ... Çalışma Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, anılan kayıt ve bilgilerin dosya kapsamına dâhil edilmesi, tarafların bu bilgilere erişmesi ve bu suretle hukuki dinlenilme hakkı temin edildikten sonra işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda eksiklikler giderilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.