Özel mülkiyete kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında emsal değerleme, faiz başlangıcı ve idareye husumet itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında sağlık alanı olarak belirlenip üzerine sağlık ocağı inşa edilerek idarece kamulaştırmasız el atılan taşınmaz payının bedelinin tahsili amacıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; bu kararın davalı idarece istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi, emsal karşılaştırması ve değerleme yönteminin hukuka uygunluğu ile tazminatın dava tarihi itibarıyla belirlenerek yasal faiz işletilmesi hususlarını isabetli bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/8553 E.  ,  2025/8541 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2018 Esas, 2024/922 Karar
DAVA TARİHİ : 22.11.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/555 Esas, 2023/364 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 42 02... parselde pay sahibi olduklarını, imar uygulaması neticesinde bu yerin sağlık alanı olarak ayrıldığını ve üzerinde davalı Bakanlık tarafından yapılan sağlık ocağı binasının bulunduğunu, taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı alınmaksızın el atıldığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında sağlık ocağı olarak görülen parsellerin 42 02... ve 3 parselleri kapsadığını, dava konusu olan 3 parsel üzerinde sağlık ocağı binası yer almadığı gibi bu kısmın bahçe ve saha girişleri alanı içerisinde kaldığını, fiili el atma bulunmadığını, ayrıca binanın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu, imar işlemlerinin belediye tarafından yapıldığını, müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, davacıların hissesi olan 42 02... sayılı parsel taşınmazın, 42 02... parsel dışında bahçe ve sağ giriş alanı olarak gözüktüğünü, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın sağlık ocağının otoparkı ve bahçesi olarak kullanıldığını, belirtildiğini, ancak mahallinde yapılan keşifte görüldüğü üzere 40 20... parsel boş alan olup araçların kim tarafından park edildiğinin belirsiz olduğunu, bilirkişi raporunda el koyma tarihi olarak 2000 yılı belirtilmesine rağmen m² hesaplamasının dava tarihine göre yapıldığını kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davacılar tarafından mülkiyet hakkının ilan edildiği iddiasının yerinde olmadığını, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden faiz uygulanması gerektiği hâlde, tüm bedele dava tarihinden faiz işletilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile (kıyasi emsal Antalya ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 68 61... parsel sayılı taşınmazın 22.06.2021 tarihli satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,005 kat daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen m² birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 22.11.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının 25.223,10TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, taşınmaza fiilen el atılması nedeniyle davacı yararına nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.