Davacının kambiyo senedindeki imza itirazını, bilirkişi incelemesi için gerekli örnekleri sağlayamadığı gerekçesiyle ispatlayamamasından dolayı 4. Asliye Ticaret Mahkemesi menfi tespit davasını reddetti.
Özet: Davacının aleyhine başlatılan icra takibine dayanak gösterilen kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında, Adli Tıp Kurumundan alınan ön rapordaki eksikliklerin davacı tarafça giderilerek imza incelemesine elverişli kesin bir rapor alınamaması ve bu durumun imza itirazının ispatlanamamasına yol açması nedeniyle, davacının borçlu olmadığının tespiti yönündeki davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine hükmedilmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/646 EsasKARAR NO : 2026/46HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... -DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 19/04/2023KARAR TARİHİ : 23/01/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün 2023/3764 esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine ve icra takibi kapsamında müvekkilinin borçlu olmasının mümkün olmadığını, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek icra takibinin iptali ve müvekkilinin banka kayıtları üzerine konulan hacizlerin tedbiren kaldırılarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bonodaki imzayı bizzat müvekkilinin yanında kendisi tarafından attığını bu durumun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Dava; " Mahkememizin 2023/274 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek oluşturulan davacının aleyhine başlatılan ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3764 Esas sayılı dosyası kapsamında takibe dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle bu icra dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti " istemine ilişkindir. Talep, cevap, mahkememizin 2023/274 Esas sayılı dosyası, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 26/03/2025 tarihli ön raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 26/03/2025 tarihli ön raporunda; " İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ...'ın inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Yukarıda içeriği açıklanan bilirkişi ön raporundaki eksikliklerin giderilmesine yönelik davacı vekili işbu dosyanın tefrik edildiği mahkememizin 2023/274 Esas sayılı dosyasının 10 no'lu celsesindeki beyanı ile dava konusu senetlerin düzenlendiği tarihe yakın tarihte müvekkiline ait imza örnekleri bulunmadığı için bildirimde bulunmalarının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirttikleri zaman aşımı iddiaları nedeni ile davalarının kabulüne karar verilmesini yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemediklerini gerek olmadığını zaten inceleme yapılamadığını, beyan etmiştir. Davacının zaman aşımı itirazları bakımından tefrik kararı verilen dosyada, İcra Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, davacının takibe dayanak senetteki imzaya itirazına yönelik tefrik edilen işbu dosya bakımından ise bilirkişi ön raporunda belirtilen eksikliğin davacı tarafından giderilerek, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınamadığı için ispatlanamayan işbu davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebi olmadığı için ve takip tedbiren durdurulmadığı için İİK-72/4.madde uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026Katip ... E-imza Hakim ...E-imza