Kamulaştırmasız el atılan 750m² taşınmazın bedelinin tahsili davasında, yeri tespit edilemeyen arazi için davanın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin 1948de edindiği 750 m²lik arazinin, imar ve kadastro çalışmaları neticesinde usulsüz kamulaştırmayla Belediyeye geçtiğini iddia ederek tazminat istemiş; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, dava konusu taşınmazın tam yerinin ve ada/parsel numarasının belirlenememesi gerekçesiyle davayı reddetmiş olup, karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/9665 E.  ,  2025/8484 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/103 Esas, 2024/1729 Karar
DAVA TARİHİ : 20.06.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/152 Esas, 2023/192 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ekte sunulan tapu kaydındaki hudutlara göre 750 m²lik arsanın Belediye tarafından müvekkilerinin murisi ... tarafından satın alındığını, bu arazinin 113 m²sinin ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı 113 m²lik arsa olarak tescil edildiğini ve bu taşınmazın ise 27.07.1976 tarihinde kamulaştırma işlemi ile (ilanen tebligat neticesinde) tapuya yeniden ...Belediyesi adına tescil edilip daha sonra yapılan imar uygulaması ile başka parsellere gittiğini belirterek 750 m²lik taşınmazın yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin, davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu arsanın ...Belediyesi tarafından bataklıktan doldurularak 750 m² olarak murislerine satıldığını, daha sonra yapılan kadastro ve imar çalışmaları sırasında bu 750 m²lik arsanın yok edildiğini, arsanın içinde bulunan evin taban ölçüsündeki 113 m²ye düşürüldüğünü, 113 m²ye düşürülen parselin ilanen tebligat sonucu usule uygun kamulaştırma yapılmadan ...Belediyesinin uhdesine alındığını, taşınmazın konumunun tam belli olmadığı iddiasının doğru olmadığını, taşınmazın tam yerinin eski paftalar ve hava fotoğrafları ile tam olarak tespitinin mümkün olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporlarına göre 18.10.1948 tarihli zabıt kaydının ...Merkezde 1958 yılında yapılan kadastro çalışmalarında uygulanmadığı ve bu nedenle ada ve parsel numarası verilmediği, 1958 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sonucunda ...Mahallesi 1 01... nolu parsel olarak 113 m² yüzölçümü ile ölü ... adına tapuya tescil edilen taşınmazın dayanağının ise Nisan 1303 tarihli tapu kaydı olduğu, davacı tarafça dava konusu yapılan taşınmaza ilişkin herhangi bir ada parsel numarası bildirilmediği gibi mahallinde yapılan keşifte de alan gösterilmediği, kamulaştırmasız el konulduğu iddia edilen yerin davacı tarafça bildirilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre dava konusu yerin neresi olduğu, alanı tespit edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Eldeki dava; davacıların murisleri tarafından 1948 yılında satın alınan 750.00 m²¹ yüzölçümlü taşınmazın bölgede yapılan kadastro çalışmalarında zabıt kaydının zemine uygulanmadığı için zeminde kaybolduğu ve yine 1959 yılında yapılan kadastro çalışmalarında murisleri adına kaydedilen Muğla ili ...ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı 113.00 m² yüzölçümlü taşınmazın ... tarafından 1976 yılında yapılan usulsüz kamulaştırma işlemleri ile hükmen Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği ve sonrasında yapılan imar uygulaması ile başka parsellere gittiği iddiası ile açılan kamulaştırmasız el koyma nedenli tazminat davasıdır.
3. Yapılan inceleme neticesinde davacılar murisi tarafından satın alınan 18.10.1948 tarihli 750 m² yüzölçümlü zabıt kaydının yapılan Kadastro çalışmalarında zemine uygulanmadığı, bu nedenle ada ve parsel numarası verilmediği, davacılar ve murisleri adına bu zabıt senedine dayanılarak tapu kaydı oluşturulmadığı anlaşılmıştır. Kamulaştırmasız el atma davasını ancak tapu maliki veya mülkiyet hakkını kazandığını kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispatlayan mal sahibi açabilir. Bu itibarla dava edilen 750 m²lik bölüm yönünden yapılan kadastro çalışmaları neticesinde davacılar veya murisleri adına tapu kaydı oluşturulmadığından eldeki kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasının dinlenme imkanı bulunmadığından davanın reddi yerindedir.
4. Muğla ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı 113.00 m²lik taşınmazın kadastro tespit tutanağının incelenmesi neticesinde ise bu taşınmazın 25.12.1959 tarihinde kesinleşen kadastro tespit çalışmaları ile ... oğlu ölü ... adına tespit edildiği, üzerindeki natamam kargir binanın ise ...’a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh edildiği, 27.07.1976 tarihinde ise taşınmazın istimlaken ...Belediyesi adına hükmen tescil edildiği anlaşılmıştır.
5. Davacılar tarafından 1 01... parsel sayılı taşınmaz murislerine ait iken usulsüz kamulaştırma işlemleri neticesinde davalı ... Başkanlığının uhdesine geçtiği ileri sürülmüş ise de yapılan incelemede, kamulaştırma işlemleri öncesinde yapılan kadastro tespit çalışmaları ile ... oğlu ölü ... adına tescil edilen 1 01... parsel sayılı taşınmazın davacılar murisi ... oğlu ...’ın aynı kişi olup olmadıkları anlaşılamamıştır. Yine dava konusu 1 01... parselin davalı idare adına tesciline ilişkin ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 1976/91 Esas, 1966/112 Karar sayılı kararında davalı olarak gösterilen şahısların ise davacılar ile ilgisi olmayan farklı kişiler olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla; tapu maliki ... oğlu ölü ... ile davacılar murisi ... oğlu ...’ın aynı kişiler olup olmadığına ilişkin mahkeme kararı vs dosyaya sunulmadan açılan davanın reddi sonucu itibarı ile doğrudur.
6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.