İzmirdeki kadastro tespitine itiraz davasında taşınmazın orman vasfı, kazandırıcı zilyetlik ve belediyenin pasif husumetine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir kadastro tespitine itiraz davasında, başlangıçta çalılık, ardından orman sayılmayan kültür arazisi olarak belirlenen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile su deposu ve tarla vasfıyla bir şahıs adına kaydedilen taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili talep edilmiştir. Orman İdaresinin açtığı davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın orman içi açıklıkta kaldığı gerekçesiyle kadastro tespitini iptal edip Hazine adına orman olarak tesciline karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesince onanmıştır. Davalılar, taşınmazın orman vasfı taşımadığı ve husumet yokluğu iddialarıyla temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/485 E., 2024/1321 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/98 E., 2022/107 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz, 1971 yılında yapılan tapulama çalışmalarında çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, 2004 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'u gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmalarında orman sayılmayan kültür arazisi olduğu belirtilerek, orman dışında bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. Maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında ise 1 23... parsel numarasıyla ve 230,33 m² yüzölçümlü olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, su deposu ve tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 23... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. madde çalışmaları sırasında ... adına su deposu ve tarla cinsi ile tespit edildiğini, tespite konu sahanın orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada husumetin kendilerine yönetilmesine itiraz ettiklerini, taşınmazın su deposu ve tarla olarak tespit edildiğini, su ve kanalizasyon hizmetlerininin ... tarafından yürütüldüğünü, husumetin ... yönlendirilmesini, bu nedenle davanın esasına girilmeden reddinin gerektiğini, müvekkili belediyenin pasif husumeti bulunmadığından belediye açısından davanın usulden reddedilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "her ne kadar bilirkişi raporunda taşınmazın imar ihyasının tamamlanıp uzun süreden beri su deposu olarak kullanıldığı ve orman olmadığı ve yine komşu 1 23... parsele bitişik olması sebebiyle dört tarafının orman olmayıp orman içi açıklık da olmadığı belirtilmişse de dava konusu taşınmazın komşu taşınmaz ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve komşu taşınmaz ile birlikte 762 numaralı orman parseli içinde kaldığı bu gibi yerlerin orman içi açıklık olup, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bölgede 1971 yılında yapılan kadastro çalışmalarında çalılık olarak tescil harici bırakıldığını ve bölgede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan çalışma sonunda su deposu ve tarla niteliği ile diğer davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın orman vasfı taşımadığını, bu sebeple davanın kabulü kararının hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ... Su ve Kanalizasyon İdaresine ihbar edilmesine yönelik taleplerinin reddedildiğini, öncelikle davalı ... açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.