Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesince temyiz itirazları ve tebliğname görüşüne rağmen oy birliğiyle onanması.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince mahkûm edilen sanık hakkında bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetme kararının temyiz edilmesi üzerine, sanık müdafiinin sözlerin içeriğinin belirlenmediği ve kesin delil bulunmadığı yönündeki itirazları, mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunarak reddedilmiş, mağdurların olay günü güvenlik görevlisi olarak görev yapmaları nedeniyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek, ilk derece ve istinaf kararlarında hukuka aykırılık görülmediği için hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2896 E. 2023/429 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın söylediği sözlerin içeriğinin belirlenmediğine, duruşmada ve soruşturma aşamasında mağdurların beyanlarının aynı ifadelerle yazıldığına, hakaret suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇESanığın savunması, mağdurların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve 13.11.2014 tarihli görev belgesinde mağdurların olay günü güvenlik görevlisi olarak görev yaptıklarının belirtilmesi nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın, Bölge Adliye Mahkemesince eleştiri yapılan hususlar dışında kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.