Otoyol projesi kapsamında Bursadaki taşınmazların kamulaştırma bedeli tespiti davasında, Yargıtay bozmasına karşı Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı.
Özet: Karayolu projesi kapsamında taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararının Yargıtay tarafından taşınmazın niteliğine uygun %5 kapitalizasyon faiz oranı ve kamulaştırmadan arta kalan parsellerin bedelinin de hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyarak yeniden yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği kararın temyiz incelemesini konu alan bu belge, kamulaştırma bedelinin doğru tespiti ve mülkiyet haklarının korunması prensipleri etrafında şekillenen uzun bir yargılama sürecini özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/12824 E.  ,  2025/8453 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1555 Esas, 2024/1733 Karar
DAVA TARİHİ : 22.09.2016
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... otoyolu projesi kapsamında Bursa ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 2013 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 950 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların arsa vasfında olduğunu, mahkemece taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2018 tarihli ve 2018/59 Esas, 2018/428 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu 2013 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 1.259.595,05 TL olarak tespitine, 950 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 05.12.2016 tarihli rapor ve eki krokide B harfi ile gösterilen 5033,76 m²sinin kamulaştırma bedelinin 755.026,73 TL olarak tespitine, davacı tarafça depo edilen kamulaştırma bedelinin, davalıya nemaları ile birlikte ödenmesi için müzekkere yazılmasına, 2013 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 950 parsel sayılı taşınmazın rapor ve eki krokide B harfi ile gösterilen 5033,76 m²sinin tapu kaydının iptaliyle, taşınmazın yol olması nedeni ile terkinine, davanın açıldığı tarih olan 22.09.2016 tarihinden 4 ay sonrasına denk gelen 23.01.2017 tarihinden itibaren kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 1.259.595,05 TL ve 755.026,73 TL'ye karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/3778 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararıyla; mahkemece verilen ilk karar ile ödenen bedele ilk karar tarihine kadar, iade üzerine oluşan fark bedele son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, bedelin tamamına son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru değil ise de bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile toplam kamulaştırma bedelinin 2.014.621,78 TL olarak tespitine, 1.212.644,49 TL için 23.01.2017 tarihinden 17.03.2017 tarihine kadar; fark bedel olan 801.977,29 TL'ye 23.01.2017 tarihinden 16.04.2018 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, kamulaştırma bedelinin nemalarıyla derhâl davalıya ödenmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, 2013 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 950 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 05.12.2016 tarihli rapor ve eki krokide B harfi ile gösterilen 5033,76 m²lik bölümün davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/3778 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması; dava konusu 950 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri gözetildiğinde, bu kısmın da bedeline hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/1027 Esas, 2021/774 Karar sayılı kararı ile Bursa ilinin sofralık zeytin yetiştiriciliğinde önemli merkezlerden biri olduğu, bölgesel olarak zeytin yetiştiriciliği bakımından yeterli derecede yağış aldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uyguladığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama zeytinlik niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle bozma kararının bir numaralı bendi yönünden direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/1027 Esas, 2021/774 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2021/8918 Esas, 2022/8076 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-607 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararı ile kapitalizasyon faiz oranı
yönünden direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından kararın bozulmasına, Özel Daire bozma kararına kısmen uyularak verilen karar bölümü yönünden inceleme yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Gönderme Kararı Üzerine Dairece Verilen Karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemize gönderme kararı üzerine yapılan incelemede; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının gerekleri yerine getirilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı alındığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin gerçeği yansıtmadığını, objektif değer artış oranının daha yüksek alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer düşüklüğü oranının daha fazla olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.