Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkin davasında, Yargıtay bozması sonrası yeniden incelenen kapitalizasyon ve değer artırıcı unsurlarla kamulaştırma bedeli hesaplaması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların yol olarak terkini davasında, davalı vekiline yapılan tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasının ardından yapılan yeniden yargılamada, kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken net gelirin esas alınmasının ve resmi verilerle uyumlu münavebe ürünlerinin dikkate alınmasının kanuna uygun olduğu, kapitalizasyon faiz oranının %4, objektif değer artırıcı unsur oranının ise %230 olarak uygulanması gerektiği belirlenerek, oluşan fark bedel üzerinden hüküm kurulması için ilk kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/12448 E.  ,  2025/8454 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1557 Esas, 2024/1732 Karar
DAVA TARİHİ : 22.09.2016
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 8 27... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece belirlenen bedeli kabul etmediklerini, taşınmazın gerçek değerinin tespitini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/538 Esas, 2017/177 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 827 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan 1691,67 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin 144.079,53 TL olarak tespitine, bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin dava tarihinden 4 ay sonraki tarihten karar tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıya ödenmesine, 827 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 15.12.2016 tarihli kroki raporunda B ve B1 harfi ve sarı renk ile gösterilen 177,99 m² ve 1.513,68 m²lik kısımlarının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 1600 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan 1.140,19 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin 97.109,98 TL olarak tespitine, bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin dava tarihinden 4 ay sonraki tarihten karar tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıya ödenmesine, 1600 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 15.12.2016 tarihli krokili raporunda B harfi ve sarı renk ile gösterilen 1.140,19 m²lik kısımların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/1886 Esas, 2018/149 Karar sayılı kararıyla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin süresinde olmayan istinaf dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/1886 Esas, 2018/149 Karar sayılı karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı vekili adına çıkartılan İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararı ile davalının istinaf başvuru dilekçesi tebliğinin daimi yetkili işçisi ...'e 14.06.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, bu kişinin SGK kayıtlarına göre tebligat tarihinde adı geçenin çalışanı olmadığı tespit edildiğinden, yapılan tebligat usulsüz olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32 nci maddesi gereği davalı vekilinin istinaf başvurusunun yasal süre içinde yapıldığının kabulü ile davalı vekilinin istinaf istemi yönünden de inceleme yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/532 Esas, 2020/1425 Karar sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme üzerine; kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, değerlendirmeye alınan münavebe ürünlerinin yörenin münavebe sistemine uygun ve resmî verilerle uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak bozma kararı gereğince taşınmazların niteliği ve konumlarına göre kapitalizasyon faiz oranının % 4, objektif değer artırıcı unsur oranının % 230 oranında uygulanarak yapılan hesaplama üzerine oluşan fark bedel için yazılan muhtıra gereğince Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile toplam kamulaştırma bedelinin 398.017,92 TL olarak tespitine, ilk mahkeme kararında belirlenen 241.189,51 TL'ye 23.01.2017 tarihinden mahkeme karar tarihi olan 21.03.2017 tarihine kadar fark bedel olan 156.828,41 TL'ye 23.01.2017 tarihinden istinaf karar tarihi olan 15.10.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 241.189,51 TL’nin ödenmemiş olması hâlinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıya ödemesi hususunda ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, fark bedel olan 156.828,41 TL'nin kararın kesinleşmesi üzerine hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba depo edilmesine, bu konuda ilgili banka şubesine yazı yazılmasına, 827 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ''B'' ve ''B1'' harfi ve sarı renk ile gösterilen 177,99 m²lik ve 1.513,68 m²lik kısımlarının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, 1600 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ''B'' harfi ve sarı renk ile gösterilen 1.140,19 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin15.10.2020 tarihli ve 2020/532 Esas, 2020/1425 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapitalizasyon faiz oranının %5 uygulanması, Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin bir kısmının Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/549 Esas, 2021/772 Karar sayılı kararı ile Bursa ilinin sofralık zeytin yetiştiriciliğinde önemli merkezlerden biri olduğu, bölgesel olarak zeytin yetiştiriciliği bakımından yeterli derecede yağış aldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uyguladığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama zeytinlik niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle bozma kararının (1) numaralı bendi yönünden eylemli direnme kararı verilmiştir.
E. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/549 Esas, 2021/772 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/8400 Esas, 2022/2246 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-338 Esas, 2024/157 Karar sayılı kararı ile kapitalizasyon faiz oranı
yönünden direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından kararın bozulmasına, Özel Daire bozma kararına kısmen uyularak verilen karar bölümü yönünden inceleme yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Gönderme Kararı Üzerine Dairece Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemize gönderme kararı üzerine yapılan incelemede; hükmedilen bedelin İlk Derece Mahkemesi aşamasında belirlenen 241.189,51 TL kısmına infazda tekerrür olmaması kaydıyla 23.01.2017 tarihinden ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesine karar verilmesi ile yetinilmesi ve bloke edilen faizin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
H. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı alındığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin gerçeği yansıtmadığını, objektif değer artış oranının daha yüksek alınması gerektiğini, dosyadaki özellikleri nedeniyle taşınmazların arsa olarak nitelendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.