Kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda temyiz sınırının uygulanmayarak temyiz ret kararının kaldırılması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesini miktar nedeniyle reddetme yönündeki ek kararının, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda miktar şartını kaldıran iptal kararı uyarınca hukuka aykırı bulunarak ortadan kaldırılmasına ve bu tür davalarda temyiz incelemesinin miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın mümkün olduğuna hükmedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10481 E.  ,  2025/8449 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3000 Esas, 2024/701 Karar (Ek karar tarihi:20.05.2024)
DAVA TARİHİ : 20.12.2016
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/323 Esas, 2020/233 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dahili davalı Hazine vekili yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 20.05.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 20.05.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 435 76... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde; Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın değerli konumda olduğunu belirterek taşınmazın ve muhdesatın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
2.Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile öncelikle Hazine fazlalığının ayrı tutularak karar verilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise Hazine fazlalığı şerhi korunarak karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal zorunluluk bulunmadığından Maliye Hazinesinin davaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu, kararda kamulaştırma bedelinin net olarak gösterilmediğini ileri sürmüştür.
2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın konumu ve potansiyeli nazara alınmadan rapor düzenlendiğini, m² birim fiyatının çok düşük tutulduğunu, uygun emsal seçilmediğini, benzer taşınmazlara daha yüksek değer biçildiğini, yapıya biçilen değerin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
3.Dahili davalı Maliye Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, m² birim fiyatının daha yüksek olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin doğru olduğu, aynı kamulaştırma projesi kapsamında kamulaştırılan civar taşınmazlar için açılan davalar sonunda tespit edilen bedellerin denetimden geçtiği; ancak davacı idarenin dahili davalı Hazinenin payı yönünden davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği nazara alınarak karar verilmesi gerektiği, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılmadığından tespit edilen kamulaştırma bedellerine yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece verilen ilk karar Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kaldırıldığından tescil hususunda yeniden karar verilmemiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; bedelin az olduğunu, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedelin yakın ve benzer konumda bulunan taşınmazlar için takdir edilen dosyalarda tespit edilen bedeller ile çelişkili olduğunu, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin aynı bölgeden geçen metrekare birim fiyatına göre düşük olduğunu, karar tarihine en yakın bedelin hesaplanması gerektiğini ve karara karşı temyiz yolunun açık olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 435 76... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.05.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılar ... vd.'ne aşağıda yazılı temyiz ve temyize başvurma harçlarının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.