3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümü eksikliği iddiasıyla açılan davanın reddine ilişkin kararın temyizen onanması.
Özet: Davacı, uygulama kadastrosu sonucu parselinin yüzölçümünün eksik belirlendiğini iddia ederek düzeltilmesini talep etmiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri bu eksikliğin eski kadastro çalışmalarındaki sınırlandırma ve teknik ölçüm hatalarından kaynaklandığını, güncel uygulama kadastrosunun mevzuata uygun yapıldığını belirterek davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2913 E., 2024/3347 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/15 E., 2023/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 549 parsel sayılı ve 2.050 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 1 25... parsel numarasıyla ve 1.741,20 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 550 parsel sayılı ve 1.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 25... parsel numarasıyla ve 1.605,57 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 548 parsel sayılı ve 1.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 25... parsel numarasıyla ve 1.333,87 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini, bu eksikliğin davalılara ait 1 25... ve 1 25... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "keşif sonrasında düzenlenen ve hükme esas alınmaya uygun bulunan bilirkişi raporunda; yapılan 22/2-a çalışmasının mevzuata uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " dava konusu 99 nolu parselin 1972 yılında tesis kadastro çalışmaları sırasında sınırlandırma hatası yapılarak kroki de (A) harfi ile gösterilen kısmın komşu 98 nolu parsel sınırları içerisinde olmasına rağmen dava konusu 99 nolu parsel sınırları içinde tespit edildiği, bu durumun 1953 tarihli hava fotoğraflarında sabit olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise yolda kaldığı, taşınmazdaki küçülmenin sınırlandırma hatasından ve tesis kadastrosu sırasındaki teknik ölçüm yetersizliklerinden kaynaklandığı, 98... nolu parseller arasındaki sınırın 1953 yılından bu yana değişmediği, uygulama kadastrosunun doğru olarak yapıldığı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu " gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmayarak, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, dosya kapsamındaki hava fotoğraflarının ve uydu görüntülerinin dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki azalmayı açıklamada elverişsiz olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.