Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, sanığın evinde gerçekleşen eylemde aleniyet ile fikri içtima ve mahsup hükümleri eksik araştırıldığı için istinaf kararı Yargıtayca bozuldu.
Özet: Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, benzer bir suçtan verilen önceki mahkumiyetin dosya birleştirme, fikri içtima ve mahsup hükümleri kapsamında yeterince araştırılmaması ve sanığın evinde gerçekleştiği kabul edilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmemesi gibi eksik araştırmalar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/929 E., 2022/279 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; çelişkili tanık anlatımları ve sanık ile aralarında husumet bulunan kamu görevlilerinin beyanlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve hükmün bozulmasına ilişkindir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;1. Cumhurbaşkanına hakaret ile kamu görevlisine hakaret suçlarının birlikte işlenmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır yaptırım içeren aynı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından sanık hakkında, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli, 2018/130 Esas ve 2019/351 sayılı kararı ile anılan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, bahse konu dosyanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyalarının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, fikri içtima ve mahsup hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Sanığın evinin içerisinde gerçekleştiği kabul edilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığının düşünülmemesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.