Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeyen kaba sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddi kararını inceleyen üst mahkeme, sanığın sarf ettiği sözlerin mağdurun onur ve şerefini rencide edici boyutta olmayıp kaba söz niteliğinde kaldığını ve hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek, istinaf başvurusunun reddine dair kararı bozmuş ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1186 E. , 2023/1419 K. SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; suç delillerinin hukuka aykırı elde edildiğini ve hukuka aykırı delilin mahkumiyete esas alındığını ileri sürerek sanık hakkındaki mâhkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede bozma sebebi dışındaki başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak,Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.