Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, arsa vasfındaki taşınmazın değerlemesinin usul ve kanuna uygun bulunduğuna dair Yargıtay kararı.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirleyip tescile karar vermesi üzerine davalı kayyım vekilinin, belirlenen bedelin düşük olduğu ve taşınmazın arsa vasfı ile üzerindeki yapıların değerinin tespiti konusunda kamulaştırma kanununa uygun değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; davalı kayyım vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, taşınmazın arsa niteliğine göre emsal karşılaştırması ve üzerindeki yapıya resmi birim fiyatları esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı kanuna uygun olduğunu belirterek, temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10524 E.  ,  2025/8379 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3347 Esas, 2024/1381 Karar
DAVA TARİHİ : 15.11.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/325 Esas, 2022/218 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kayyım vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 200 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken 2942 sayılı Kanun'un 15 nci maddesinde öngörülen şekilde arazinin halihazırdaki durumuna gerçek vasıf, eğim ve sınıfına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olup, arsa vasfında olan bu taşınmazın değerinin emsal alınarak tespit edilmesi gerektiğini, parselin bütün kriterleri dikkate alınmadan gerçek dışı değer takdiri yoluna gidilmemesini, dava konusu taşınmazın şehir merkezine çok yakın olup, ulaşım sorunu olmadığını ve dava konusu taşınmazın tarihi ve merkezi bir yerde olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenerek kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile hak sahiplerine ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan payın tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyımı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, davaya konu mütemmim cüzlerin ve/veya yapıların taşınmaz üzerinde olup olmadığının tam olarak araştırılmadığını, 2942 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde arazinin halihazırdaki durumuna gerçek vasıf, eğim ve sınıfına göre değerlendirme yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinde öngörülen kıymet takdiri esaslarına yer verilmediğini, hem dava konusu parsel hem de emsal imar planı yönünden aynıysa düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiğini, değer tespitinde alınan emsalin ve yapılan emsal değerlendirmenin hatalı olduğunu, çok eski olmayan taşınmaz üzerindeki yapı tarihi değere sahip olup yıpranma payının ençok %20 alınabileceğin ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kayyımı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C.Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi; üzerindeki yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kayyımı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kayyımından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.