Mirasçılar ile üçüncü şahıs arasında, müşterek muristen intikal eden 2/B arazisinin kullanım hakkı üzerindeki ihtilafta istinaf kararının temyizce onanması.
Özet: Hazine adına tescilli, 2/b kapsamındaki bir tarla üzerinde mirasçılık ve zilyetlik kaynaklı kullanım hakkı uyuşmazlığının incelendiği bu davada; davacılar, taşınmazın ortak murislerinden intikal ettiğini ve mirasçıların kullanımında olduğunu ileri sürerken, asli müdahil taşınmazın davalıdan kendisine devredildiğini iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, murisin zilyetliğini ve davacıların hakkını tespit ederek davayı kabul etmiş, diğer tarafların iddialarını reddetmiştir; Yargıtay ise davalı ve asli müdahil tarafından sunulan temyiz dilekçelerindeki iddiaları, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmeyerek, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1604 E., 2024/1732 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/146 E., 2023/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin ise nitelikten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 82 06... parsel sayılı 9.948,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve 1994 yılından beri ... ve ...'un eşit kullanımında olduğu” şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 82 06... parsel sayılı taşınmazın davacılara ve davalı ...'a müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine mirasçılar adına şerh verilmesini talep etmiştir.3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... . Noterliğinin 26.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile kendisine devredildiğini, iyi niyetli 3. kişi olduğunu ileri sürerek, müdahale talebinde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dinlenen tanık anlatımlarına göre uyuşmazlık konusu taşınmazın zilyetliğinin tarafların murisi olan ...'a ait olduğu ve mirasçılarının kullanımında olduğu" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, asli müdahil ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davaya konu taşınmazın 1/2 payının davacı ... davalı yanın ortak murisi ...'den geldiği, davalı ...'in satış, bağış, taksim v.s gibi bir yolla muristen gelen bu payın müstakilen kendisine geçtiğini ispatlayamadığı, müdahilin dayandığı hakkın tespit tarihinden sonraya ilişkin olması sebebiyle idareye karşı ileri sürülebileceği" belirtilerek, davalı ... vekilinin ve asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kadastro çalışmalarından önce davacılarla davalı arasında yapılan fiili taksim gereği dava konusu yerin zilyetliğinin davalıya bırakıldığını, tanık beyanları ile davalının zilyetliğinin ispatlandığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Asli müdahil ... vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; davacılar ve davalılar arasında muvazaa olduğunu, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından kendisine devredildiğini ve iyi niyetli 3. kişi olduğunu, davacıların iddialarını ispat edemediğini, taşınmazın kendi kullanımında olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar ve asli müdahilin kullanım hakkının bulunup bulunmaması hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Asli müdahil ...'ın yatırdığı 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.