Kadastro mahkemesinin uygulama kadastrosu sırasında oluşan parsel sınır ve yüzölçümü uyuşmazlıklarının hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarıyla düzeltilerek tapuya tesciline ilişkin bozma sonrası verilen kararı.
Özet: Bir kadastro mahkemesi, uygulama kadastrosu sonrası taşınmazının yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla açılan davayı başlangıçta reddetmiş, ancak bu karar, yeterli bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve tesis kadastrosu zamanındaki zemindeki sabit sınırların göz ardı edildiği gerekçesiyle üst mahkeme tarafından bozulmuştur; bozma sonrası yeniden yargılama yapan ilk derece mahkemesi, eski incir ağacının 1956 tarihli hava fotoğraflarıyla da doğrulanan sabit bir sınır teşkil ettiğini tespit ederek davayı kısmen kabul etmiş, belirli parsellerin uygulama kadastrosu tespitini iptal edip yeni bilirkişi raporuna göre düzeltilen yüzölçümleriyle tesciline karar vermiş, bu karar hem davacı hem de davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/60 E., 2023/93 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar; davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ve dava dışı hissedarlar adına kayıtlı bulunan eski 99 parsel sayılı ve 4.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 11... parsel numarasıyla ve 2.886,10 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 97 parsel sayılı ve 3.380,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 11... parsel numarasıyla ve 4.915,12 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 101 parsel sayılı ve 1.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 11... parsel numarasıyla ve 1.964,81 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/149 Esas ve 2018/238 Karar sayılı kararı ile, dava konusu 1 11... ve 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine, taşınmazların uygulama tutanaklarının tespit gibi tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiştir.III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/3539 Esas ve 2022/2872 Karar sayılı kararıyla özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı, hükme esas alınan 30.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 1 11... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların ara sınır hattının zeminde sabit sınır olduğu ve bunun 1970 tarihli hava fotoğrafı ile teyid edildiği belirtilmiş ise de, esas alınacak sınırın ilk tesis kadastrosu zamanında zeminde mevcut olması gerektiğinin gözden kaçırıldığı, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle yukarıda belirtilen belgelerden eksik olanlar ile özellikle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafı ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dava konusu taşınmazlara ait uygulama tutanağı, tesis kadastrosuna ait tespit tutanakları, çakıştırılmış pafta haritası, ölçü krokisi, sınırlandırma krokisi, hesap çizelgesi, yapılan keşif sırasındaki mahkeme gözlemi, mahalli-tespit bilirkişi ve tanık beyanları, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile diğer belgelerin birlikte ele alınıp değerlendirilmesi sonucu, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın, 7 parsel ile olan sınırının önceden mevcut olan incir ağacı olduğu, ağacın 1956 yılı hava fotoğrafında da mevcut olduğu, bu nedenle 6 ve 7 parselle olan sınırın incir ağacına göre düzeltilmesi gerektiği, 6 ve 5 parsel sayılı taşınmazın sınırların hava fotoğraflarında görüldüğü üzere hiç değişmediği, 5 parsel sayılı taşınmazla olan sınırın uygulama kadastrosu ile doğru belirlendiği, dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosu ile sınırlarının mevzuata uygun hale getirilmesi için 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda tanzim edildiği şekilde taşınmazın sınırın düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 1 11... ve 7 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitinin iptali ile 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda tanzim edildiği şekilde 1 11... parsel sayılı taşınmazdan (A) harfi ile gösterilen 45,40 metrekarelik kısmın iptal edilerek 1 11... parsel sayılı taşınmaza eklenmek sureti ile 1 11... parsel sayılı taşınmazın 2.931,50 metrekare, 1 11... parsel sayılı taşınmazın 1.919,41 metrekare olarak tapuya tesciline, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 11... parsel yönünden sabit sınırların dikkate alınmadığını belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir.2. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; sınırın ilk tesis kadastrosundan bu yana değişmediğini, 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmediğini, davacı parselin tüm sınırlarının ölçülmediğini, 1956 yılı hava fotoğrafında ağacın bulunduğu, ona göre sınırın olması gerektiği belirtilse de keşifte ağacın mevcut olmadığını, ağacın yerinin tam belirlenmediğini belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.