3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda yüzölçümü azalması iddiasıyla açılan davanın, hak düşürücü süreler ve mülkiyete ilişkin tartışmaların yenileme kadastrosunda yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilerek onanması.
Özet: Davacı, uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazının yüzölçümünde azalma olduğu iddiasıyla dava açmışsa da, ilk derece mahkemesi, taşınmazında eksilme değil artış olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; istinaf mahkemesi, yenileme kadastrosunda ölçüm hatalarının düzeltilemeyeceği, mülkiyete ilişkin taleplerin hak düşürücü süreye tabi olduğu ve sürenin geçtiği gerekçeleriyle bu kararı onamış; Yargıtay da, istinaf kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davacının bozma talebini reddedip hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1705 E., 2025/28 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2015/263 E., 2022/486 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 770 parsel sayılı 3.520,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 29... parsel numarasıyla ve 3.542,86 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1591 parsel sayılı 435,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 29... parsel numarasıyla ve 392,09 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.II. CEVAPDavalıları bir kısmı davanın reddini savunmuş, bir kısmı ise cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "Dava konusu taşınmazın, 03.08.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide, (A) harfi ile gösterilen 80,30 metrekarelik alanın 1 29... parsel sayılı taşınmazın tesis ve yenileme kadastro çalışmaları arasındaki farkı gösterdiği, (B) harfi ile gösterilen 104,42 metrekarelik alanın mahalli bilirkişinin gösterdiği alanı gösterdiği, netice itibariyle 1 29... parsel numaralı taşınmazda yenileme kadastrosuyla tesis kadastrosunda çizilen sınırların genişlediği, herhangi bir eksilme olmadığı tam aksine yenileme kadastrosuyla dava konusu taşınmazın alanının 80,30 metrekare arttığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı içinde davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince tesis ve uygulama kadastrosuna en yakın tarihli hava ve uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yapılması gerekirken Mahkemece bu yönde inceleme yapılmaması açıkca istinaf konusu edilmediği, hava fotoğrafı incelemesinin davanın esasına herhangi bir etkisi olmayacağı anlaşıldığından kaldırma sebebi yapılmadığı, yenileme (uygulama) kadastrosu çalışmalarında tesis kadastrosu sınırlarında yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilebilemeyeceği, mülkiyet ve mülkiyete ilişkin diğer hakların yenileme (uygulama) kadastrosunda tartışma ve inceleme konusu yapılamayacağı, aksinin kabulünün 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin bertaraf edilmesi sonucunu doğuracağı, kaldı ki mülkiyete ilişkin talep bakımından da hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, istinaf kanun yolu talebinde hava fotoğrafına ilişkin talepte bulunulmasa da eksik inceleme yapıldığının beyan edildiğini, hava fotoğraflarının talep edildiğini ancak ek rapor alınmadığını, mahalli bilirkişilerin hepsinin dinlenmediğini, mahalli bilirkişi ... 'nın sınır göstermesine rağmen itibar edilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.