8. Ceza Dairesi, "hakkı olmayan yere tecavüz" suçunda olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle mahkemece verilen beraat hükmünün bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında haksız yere tecavüz suçundan verilen mahkumiyet kararlarını, ilk savunmalarının alındığı 14.04.2016 tarihinden itibaren kanunda öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin seri muhakeme usulü için tanınan süre de eklenerek hüküm tarihine kadar dolmuş olması ve yerel mahkemenin bu durumu gözetmeyerek mahkumiyet hükmü kurmasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozarak, kamu davalarının zamanaşımı gerekçesiyle düşürülmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/10805 E.  ,  2025/9660 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/227 (E) ve 2025/447 (K)
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma-Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 03.03.2016 olacağı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 28.12.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıkların ilk savunmasının alındığı 14.04.2016 tarihinden (seri muhakeme usulü uygulanması için durma süresi de eklendiğinde) hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.