Hakaret suçunda bölge adliye mahkemesi kararının tekerrür ve denetimli serbestlik tedbiri eksikliği nedeniyle bozulması ve hükmün Yargıtayca düzeltilerek onanması.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan Yargıtay, sanığın suçlu bulunduğuna dair mahkemenin gerekçesini ve eylemin nitelendirmesini doğru bulmuş, ancak ikinci kez mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/6. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiği hususunun gözetilmediğini tespit ederek, bu eksikliği gidermek suretiyle istinaf kararını düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2985 E. , 2023/1600 K. SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğini ve mahkumiyetine yeter kesin delil bulunmadığını ileri sürerek sanık hakkındaki mâhkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇESanık savunması, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,Kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında cezanın infazından sonra 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımdan sonra gelmek üzere "sanığın hükmolunan cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6 maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.11.2025 tarihinde karar verildi.