Cumhurbaşkanına hakaret suçunda tekerrür hükümlerinin uygulanmasında uzlaşma kapsamına giren önceki mahkumiyetin uyarlama yargılamasının araştırılmaması nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, yüksek mahkeme, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetinin (hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma) yeni yasa düzenlemesiyle uzlaşma kapsamına alındığını ve bu konuda uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını tespit etmiştir; bu nedenle tekerrür hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının hatalı değerlendirildiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden değerlendirme üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/928 E. , 2022/309 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek sanık hakkında verilen mâhkumiyet kararının bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyetinin, 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-(b) maddesine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak tekerrür hükümlerinin ve sonuca göre de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51... sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.11.2025 tarihinde karar verildi.