Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, TCKnın 53. maddesi uygulamasındaki Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda düzeltme yaparak onadı.
Özet: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması yönündeki tebliğname görüşü, sanığın örgüt faaliyetleri ve diğer üyeler hakkında bilgi vermemesi nedeniyle reddedilmiş, yargılama sürecindeki usul ve esasların hukuka uygun olduğu belirlenerek temyiz talepleri esastan reddedilmiş, ancak Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda TCKnın 53. maddesinin uygulanmasında yapılan hukuka aykırılık, yeniden yargılama gerektirmeksizin hüküm fıkrasının düzeltilmesi suretiyle giderilerek, nihai olarak düzeltilerek onama kararı verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2019/2573 E., 2020/1595 K.İLK DERECEMAHKEMESİ :İzmir 16. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/143E., 2019/423 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye, aşamalarındaki ifade ve savunmalarında örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleri ve başka örgüt üyeleri ile ilgili hiç bir bilgi vermemesi nedeniyle iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/1 40... /85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının bütünüyle hükümden çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.