Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, çocuğun örgüte müzahir kuruma gönderilmesinin örgütsel faaliyet sayılamayacağı vurgusuyla onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda esastan reddedilerek onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusunda, sanığın çocuğunu örgüte müzahir bir eğitim kurumuna göndermesinin suç isnadı açısından tek başına örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiş olsa da, yargılama sürecindeki usul işlemlerinin kanuna uygun olduğu, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun elde edildiği, iddia ve savunmaların eksiksiz tartışıldığı, vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığı, eylemlerin suç tipine uygun olduğu ve yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirildiği tespit edilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyip hukuka uygun bulunan hükmün esastan reddiyle onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/30264 E.  ,  2025/27709 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/342 E., 2021/569 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/265 E., 2020/456 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın çocuğunu örgüte müzahir eğitim kurumuna göndermesinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.