Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin kadastro tespitine itirazda, orman parseli içinde tapulu yer iddiasıyla açılan davada keşif gideri eksikliğiyle verilen ret kararını usul ve kanuna aykırı bulması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, orman olarak tespit edilen bir taşınmazın içinde kaldığı iddia edilen tapulu yerlerin tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin önceki iki bozma kararına rağmen dayanak tapu kayıtları, zilyetlik koşulları ve eski belgeler gibi delilleri gereği gibi incelemeyerek esasa ilişkin araştırma yapmaktan kaçınması ve davayı keşif gideri yatırılmadığı gerekçesiyle usulen reddetmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu belirlenmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2023/31 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A RKadastro sırasında, Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 21... parsel sayılı 9.498.398, 33... yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; tapulu taşınmazlarının Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi 3 21... sayılı orman parseli içinde kaldığını ileri sürerek, bu yerlerin adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahiller ... ve arkadaşları, Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi 3 21... sayılı orman parseli içinde kalan tapulu yerlerinin adlarına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davacı ... ve katılan ...’nun davalarının reddine, dava konusu 3 21... sayılı parselin tespit gibi tesciline, katılan ...' nun dava konusu ettiği yerin ... Mahallesi 3 68... ve 13 sayılı parseller içinde kaldığı ve bu parseller yönünden yöntemine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair önceki ilk hüküm, davacı ve müdahillerin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2010/12165 Esas ve 2010/14600 sayılı ilamıyla; "... tarafların dayandığı dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, değişebilir sınırları içeren dayanak tapu kayıtlarının zemine yöntemince kapsamlarının yüzölçümlerine göre belirlenmesi, asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi, tescil ilamının tescil davasında taraf olanları HYUY 237. maddesine göre bağlayacağının düşünülmesi, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen, davacı ... ile katılanlar ... ve ...'nun davalarının reddine, dava konusu Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi 3 21... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 3 68... , 34... ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usulünce açılmış dava bulunmadığından bu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair önceki karar, davacı ve katılanların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk dairesinin 2020/8534 Esas ve 2021/319 Karar sayılı ilamıyla; "...davaya konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma ilamına uyulduğu halde davacı ve asli müdahillerin dayandıkları tüm tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilerek usulünce uygulanmadığı, davacı ve asli müdahillerin hangi taşınmazda tapu kaydına hangi taşınmazda zilyetliğine dayalı olarak iddiada bulunduklarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, dava konusu edilen taşınmazların dava konusu 3 21... parsel sayılı taşınmaz dışında başka parsellerde kalıp kalmadığının araştırılmadığı, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden ziyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının eski tarihli belgeler de incelenmek suretiyle değerlendirilmediği açıklanarak, bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılma hakkın ihlal edilmemesi bakımından ilamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının reddine, dava konusu Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi, 3 21... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, Kayseri ili Felahiye ilçesi ... Mahallesi 3 68... , 34... ada 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usulünce açılmış dava bulunmadığı anlaşıldığından bu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, 23.01.2023 tarihli ara kararla 11.755,16 TL keşif giderinin mahkeme veznesine yatırması için davacılara 2 haftalık süre verilmesine, bu süre içerisinde masrafın yatırılmaması halinde keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarını içeren davetiyenin davacılara tebliğine rağmen keşif giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle davasının esastan reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.Şöyle ki; dosya kapsamına göre, hükme dayanak yapılan ara kararda müdahil davacı ...'nun adına yer verilmediği gibi, söz konusu ara kararın adı geçene tebliğ de edilmediği, ara kararda adı geçen ... ve ...'ya ise ara kararın doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca mernis adreslerine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 324/1. maddesi "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır." hükmünü içerdiği halde ara karada verilen sürenin kesin olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde davacı ve katılanların dayandıkları tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirilmeden, diğer bir deyişle keşif sırasında uygulanacak deliller tam ve eksiksiz olarak toplanmadan keşif ara kararı kurulmuştur. Bu haliyle; hükme dayanak ara karar, usul ve yasaya uygun tesis edilmediğinden ve yöntemine uygun şekilde taraflara tebliğ edilmediğinden, bu ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı ve müdahillerin keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan önceki bozma ilamı doğrultusunda davacı ve katılanların dayandıkları tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, davacı ...'ın 14.04.2023 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak, keşif giderleri yönünden 6100 sayılı Kanun'un 3 25... sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/1. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle işin esasına girilmeli ve bundan sonra uyulmasına karar verilen önceki tarihli bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, usul ve yasaya uygun şekilde oluşturulmayan ara karara sonuç bağlanarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.