Kahramanmaraş Pazarcıktaki 1988 kadastrosuyla 2/b, orman ve tarım arazisi olarak Hazine ve şahıslar adına tescil edilen parsellerin mülkiyetine ilişkin itiraz davalarında, Yargıtay bozması sonrası verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kahramanmaraştaki çeşitli taşınmazların kadastral tespiti ve mülkiyeti üzerine kurulu bu davada, bireysel davacılar tarafından tarım arazisi olduğu iddia edilen parsellerin büyük kısmı başlangıçta Hazine adına kaydedilmiş olup, orman vasfı iddiaları ve 2/B uygulamalarıyla karmaşıklaşan süreç defalarca temyiz edilerek Yargıtaydan dönmüş, çelişkili bilirkişi raporları ve farklı hukuk dairelerinin bozma kararlarıyla şekillenmiştir; son olarak, ilk derece mahkemesi özel davacıların taleplerini reddederken, müdahil bir idare ve Hazinenin mülkiyet iddialarını kabul etmesi üzerine bu karar yeniden temyiz incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/9 E., 2018/15 K.KARAR : Davacıların davalarının reddine, asli müdahil ve davacı ... İdaresinin davalarının kabulüne, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davacıların davalarının reddine, asli müdahil ve davacı ... İdaresinin davalarının kabulüne, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi ... köyü çalışma alanında 1988 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 01... parsel sayılı 36.800 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına, beyanlar hanesinde ...'ın zilyetliğinde olduğu şerhi ile birlikte, 1 01... parsel sayılı 46.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına, beyanlar hanesinde ...'ın zilyetliğinde olduğu şerhi ile birlikte, 1 01... parsel sayılı 5.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile 12, 13... parsellere uygulanan 1936 tarihli ve 102 sıra numaralı vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına, 1 01... parsel sayılı 48.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına, 1 01... parsel sayılı 11.300 m² yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına, 1 01... parsel sayılı 17.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına, 1 01... parsel sayılı 44.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 1 20... parsel sayılı 10.206 m² yüzölçümündeki taşınmaz bağ niteliğinde 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına, beyanlar hanesinde ... 'in zilyetliğinde olduğu şerhi ile birlikte, 1 40... parsel sayılı 12.900 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğinde 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına, beyanlar hanesinde ...'ın zilyetliğinde olduğu şerhi ile birlikte, 1 40... parsel sayılı 17.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına, 1 40... parsel sayılı 24.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına, 1 40... parsel sayılı 19.700 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesinin 1989/176 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış, Hazine aynı iddia ile davaya katılmıştır.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/165 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmıştır.Davacı ... ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/163 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmıştır.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/159 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmıştır.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/145 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmış, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; bu kararın, davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.11.1993 tarihli ve 1993/3653 Esas, 1993/11650 sayılı ilâmı ile; yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleşmemiş olması nedeniyle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması yolu ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının orman mühendisi eşliğinde yapılacak olan keşif sonucunda kesin bir biçimde saptanması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının uygulanarak denetlenmesi, orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde tespit bilirkişilerinin dinlenerek çelişkinin giderilmesi, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu kez Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.09.1996 tarihli ve 1996/3652 Esas,1996/3835 Karar sayılı ilâmı ile; bozmadan önce alınan orman bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan orman bilirkişi raporunun birbiri ile çelişkili olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/144 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmış, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; bu kararın, davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.11.1993 tarihli ve 1993/3618 Esas, 1993/11660 Karar sayılı ilâmı ile; yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleşmemiş olması nedeniyle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması yolu ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının orman mühendisi eşliğinde yapılacak olan keşif sonucunda kesin bir biçimde saptanması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının uygulanarak denetlenmesi, orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde tespit bilirkişilerinin dinlenerek çelişkinin giderilmesi, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu kez Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.09.1996 tarihli ve 1996/3657 Esas, 1996/3831 Karar sayılı ilâmı ile; bozmadan önce alınan orman bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan orman bilirkişi raporunun birbiri ile çelişkili olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/210 Esas sayılı dava dosyasında 1 20... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmış, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.11.1993 tarihli ve 1993/3649 Esas, 1993/11658 Karar sayılı ilâmı ile; yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleşmemiş olması nedeniyle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması yolu ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının orman mühendisi eşliğinde yapılacak olan keşif sonucunda kesin bir biçimde saptanması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının uygulanarak denetlenmesi, orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde tespit bilirkişilerinin dinlenerek çelişkinin giderilmesi, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu kez Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.09.1996 tarihli ve 1996/3655 Esas, 1996/3834 Karar sayılı ilâmı ile; bozmadan önce alınan orman bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan orman bilirkişi raporunun birbiri ile çelişkili olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/236 Esas sayılı dava dosyasında 1 40... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmıştır.Davacı ... ve paydaşları, Kadastro Mahkemesinin 1989/239 Esas sayılı dava dosyasında 1 40... parselin, 1989/240 Esas sayılı dava dosyasında 1 40... parselin, 1989/246 Esas sayılı dava dosyasında ise1 40... parselin kendilerine ait tapulu tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmışlardır. ... 1 40... parsele yönelik müdahillik talebinde bulunmuştur. Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 1989/151 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parselin kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmış; yukarıda sayılan diğer tüm dava dosyaları 1989/151 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir. Orman İdaresi 2004 yılında verdiği dilekçesi ile; 1 20... , 1 01... , 5, 11, 28, 39, 41... ada 11 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescili istemi ile davaya katılmıştır.Davacı ..., Kadastro Mahkemesinin 2012/33 Esas sayılı dava dosyasında 1 01... parsele yönelik açtığı dava; parselin halen itirazlı olduğunu, buna rağmen taşınmazın 2/B uygulamasına konu edilerek Hazine adına tescil edildiğini, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun gereğince başvuru yapması için kendisine tebligat yapıldığını ileri sürerek, Hazine adına olan tespitin iptali ile adına tescilini istemiş, İlk Derece Mahkemesince; davanın 2/B uygulamasına itiraz davası olduğu, dava konusu Pazarcık ilçesi ... köyünde orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarının yapılarak 18.07.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 27.08.2012 tarihinde açıldığı, davaya bakma görevinin İlk Derece Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından Kadastro Mahkemesinin 1989/151 Esas sayılı dosyasının sonucu beklendikten sonra uyuşmazlık hakkında esastan bir karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.08.2014 tarihli ve 2014/2569 Esas, 2014/5244 Karar sayılı ilâmı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın 2/B uygulamasına itiraz davası olduğu ve bu uygulamanın kesinleşmiş olması nedeniyle davaya İlk Derece Mahkemesince bakılması gerektiği kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, dosyanın incelenmesinde dava konusu ... köyü 1 01... sayılı parselle ilgili kadastro tespitine itiraz davasının Kadastro Mahkemesine ait 1989/151 Esas sayılı dava dosyasında görülmekte olduğunun anlaşıldığı, yörede kadastro tespitine itiraz davasının devamı sırasında orman kadastrosu yapıldığı ve kadastro tespitine itiraz davasının varlığı nedeniyle kesinleşmediği, dolayısıyla Kadastro Mahkemesinin 1989/151 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası niteliğinde olduğu, sözü edilen dosya ile temyize konu dava dosyası arasında hukukî ve fiili bağlantı olup biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince aralarındaki bağlantı nedeniyle temyize konu dosya ile Kadastro Mahkemesinin 1989/151 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesinin gerekli olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur. Söz konusu dosya bozma sonrası 2014/9 Esasını almıştır. İlk Derece Mahkemesinin 1989/151 Esasında yapılan yargılama sonucunda; 1 01... , 5, 11, 28, 39, 41; 1 20... ve 1 01... parsellere yönelik davaların reddi ile 1 01... , 5 ve 11 parsellerin tarla, 1 01... , 39... parsellerin hali arazi, 1 20... parselin bağ niteliği ile tespit gibi Hazine, 1 01... parselin tarla niteliği ile tespit gibi ... adına tesciline, davacı ...'ın davasının kabulü ile 1 40... parselin tespitinin iptali ile ... adına tapuya tesciline, davacılar ... ve paydaşlarının davasının kabulü ile 1 40... , 17... parsellerin tespitinin iptali ile bu parsellerin payları oranında ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; işbu kararın, Orman İdaresi tarafından dava konusu parsellerin tamamı, Hazine tarafından ise 1 01... , 1 40... , 17... parsellere yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2010 tarihli ve 2010/847 Esas, 2010/1427 Karar sayılı ilâmıyla; "İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, 1 40... sayılı parsel taşınmazın (2/B) madde uygulaması nedeniyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit edildiği, Orman İdaresi bu yerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemi ile davaya katıldığı, yörede davanın devamı sırasında yapılıp bu dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu nedeniyle davanın aynı zamanda (2/B) uygulamasına itiraz davası niteliği taşıdığı, dosya kapsamından, özellikle dosya arasında bulunan pafta örneği ile fen bilirkişi krokilerinden çekişmeli bu yerin bir yönden (2/B) madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit gören 8, 9, 10 diğer yönlerden ise kesinleşen orman parseli ile çevrili olduğunun anlaşıldığı, (2/B) uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilen taşınmazların da öncesi orman niteliğindeki yerlerden olduğu, 1 40... parselin bu hali ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde hükmünü bulan orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, bu nedenle 1 40... parselin orman olarak Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, Yine (2/B) madde uygulaması nedeniyle tarla ve bağ nitelikleri ile Hazine adına tespit gören 1 01... , 5 ve 1 20... parsellerle ilgili tespitlere de Orman İdaresince halen orman niteliğini korudukları ve orman sayılan yerlerden oldukları iddiası ile dava açıldığı ve davanın aynı zamanda (2/B) madde uygulamasına itiraz niteliği taşıdığı, bu yerler hakkında ayrıntılı olarak nitelik araştırması yapılması gerektiği, 6831 sayılı Kanun'un değişik (2/B) maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, bu doğrultuda yapılacak araştırmada taşınmazın bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği, kendi haline bırakılması durumunda yeniden orman niteliği kazanıp kazanamayacağı, (2/B) uygulamasının yerinde olup olmadığı hususlarının tam olarak açıklığı kavuşturulmasının gerektiği, çekişmeli 1 01... , 39... parsellerin yapılan uygulamaya göre öncesinin çalılık olduğu ve eğiminin de yüksek olduğu anlaşıldığından orman olarak tesciline karar verilmesi gerektiği, 1 01... parsel zilyetlik nedeniyle, tarla niteliğinde davalı ... adına tespit edilmiş olup Orman İdaresince bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Kadastro Mahkemesinin 1989/176 Esas sayılı dava dosyasında orman olduğu iddiası ile dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince tespit gibi tesciline karar verildiği, raporu hükme esas alınan bilirkişilerce taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği, çekişmeli 1 01... parsel komşu 12, 13, 14 parsellere uygulanan ... hudutlu vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edildiği ve yönetimce orman sayılan yerlerden olduğunun iddia edildiği, bu parselin kuzey yönden eylemli biçimde ormana bitişik olduğu, İlk Derece Mahkemesince vergi kaydının komşu 12, 13, 14 parsellere ait olmadığı, taşınmazın da orman niteliği taşımadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, vergi kaydı uygulamasının kanı uyandırmadığı, taşınmazın kuzey yönden ormana bitişik olduğu halde yerel bilirkişilerce ormana bitişik olmadığından söz edildiği, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla keşifte dinlenmediği, diğer komşu parsel tutanakları ile dayanak belgelerin getirtilip uygulanarak bilirkişi sözlerinin denetlenmediği, dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporundan bu yer üzerinde meşe ağaçları bulunduğunun da anlaşıldığı, raporu hükmü esas alınan orman bilirkişi tarafından ise yöreye ait en eski tarihli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmediğinden denetlemeye elverişli olmadığı, bu doğrultuda usulüne uygun orman araştırması yapılması gerektiği, 1 40... , 17, 18 parsellerle ilgili hükme gelince; davacı gerçek kişilerin bu parsellerin kendilerine ait tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek dava açtıkları, İlk Derece Mahkemesince kaydın çekişmeli yerlere ait olduğu ve taşınmazların orman olmadıklarının kabul edilerek hüküm kurulduğu, yine bu parsellerde de kayıt uygulamasının kanı uyandırıcı olmadığı, yerel bilirkişilerden kaydın mevkisi, cinsi, sınırları ve kayıt malikleri ile davacının bağı sorulup, açıklattırılarak yöntemince uygulanmadığı, fen bilirkişisinden bu sözleri denetlemeye elverişli kroki alınmadığı, dosya arasındaki bulunan kaydın incelenmesinde tapunun fıstıklık niteliğinde olduğunun görüldüğü, çekişmeli yerlerin ise halen tarla niteliği taşıdıklarının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, tapu kaydı üzerinde “1 41... , 12, 13, 14, 15... ada 120, 122 parseller" ibaresinin yazılı olduğu, bu ibarenin nedeni üzerinde durulmadığı gibi, kaydın kadastro sırasında dava dışı başka parsellere uygulanıp uygulanmadığının da araştırılmadığı, üzerinde orman ağaçları bulunduğu yerel bilirkişi anlatımlarıyla belirlenen ... - ... Tepesi gibi hudutları itibarıyla değişir sınırlı olan kaydın miktarı ile geçerli kapsamının başka parsellerde kayıt malikleri adlarına tespit edilip edilmediğinin de belirlenmediği, bu doğrultuda usulüne uygun orman araştırması yapılması taşınmazın orman olmadığının anlaşılması durumunda tapu kaydı uygulaması yapılarak uyup uymadığının belirlenmesinin gerektiği, tapu kaydı uymadığı takdirde ya da uyup da miktarı ile geçerli kapsamında kalmadığı anlaşılırsa zilyetlik araştırması yapılması gerektiği" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilâmı sonrası Kadastro Mahkemesinin 2016/10 Esasına kaydedilen dosya, Pazarcık Kadastro Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 2014/9 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, dava konusu 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, tespitin iptali ile parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 40... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 40... parsel yönünden davacıların davasının reddine, parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 40... parsel yönünden davacıların davasının reddine, parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 40... parsel yönünden davacıların davasının reddine, parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 20... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, tespitin iptali ile parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, tespitin iptali ile parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, tespitin iptali ile parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 01... parsel yönünden davacı ... İdaresi ve asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne, tespitin iptali ile parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B çalışması 3402 sayılı Kanun çalışmalarına esas olmak üzere yapılmış, kadastro müdürlüğü tarafından yapılan 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapulama çalışmaları ile birlikte 18.07.1989 tarihinde ilân edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu 1 40... , 1 20... , 1 01... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptaline karar vermeden doğrudan tescillerine ilişkin hüküm kurması infazda tereddüt oluşturacağından usûl ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle anılan parseller yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.3. Davacı ... vekilinin 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 1952 tarihli hava fotoğrafı gösteriminde dava konusu taşınmazın büyük bölümünün açıklık olarak göründüğü, bu hususun bilirkişinin 1 01... parselin orman olduğu yönündeki tespitiyle örtüşmediği ve çelişki oluşturduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; dosya arasında bulunan 1952 tarihli hava hava fotoğrafları ile 1963, 19 68... yıllarına ait hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, dosya arasında bulunan ve dosyaya getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğraflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; 1963, 19 68... tarihli stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, davacı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bu parsel yönünden bozulmasına karar verilmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 1 01... , 28, 39... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2, 6, 7 ve 8 numaralı bentlerinde yer alan "...kabulüne..." ibaresinden sonra gelmek üzere "..tespitin iptali ile.." ifadesinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 1 40... , 1 20... , 1 01... ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı ... vekilinin yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.