Hazinenin orman vasfı veya devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu iddiasıyla açtığı kadastro tespitine itiraz davasında kazandırıcı zamanaşımıyla şahıs adına tescilin onanması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında Yargıtay, hazinenin temyiz başvurusunu reddederek, Balıkesirdeki belirli bir taşınmazın davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile tesciline yönelik ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını onamıştır; mahkemeler, taşınmazın davalının ceddinden intikalen ve yirmi yılı aşkın süredir nizasız zilyetliğinde olduğunu, 1975teki kadastroda orman sınırları dışında kaldığını, orman ya da kamu malı niteliği taşımadığını ve mülk edinme koşullarının oluştuğunu tespit ederek davalı lehine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1007 E., 2024/1546 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/91 E., 2023/20 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RBalıkesir ili Altıeylül ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 23... parsel sayılı 1.485,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/a ve Geçici 8. maddeleri uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, askıya çıkarılan taşınmazlarla ilgili olarak yapılan incelemelerde davalı adına tespit edilen Balıkesir ili Altıeylül ilçesi ... Mahallesi 1 23... parsel sayılı taşınmaza ilişkin herhangi bir tapu veya vergi kaydının olmadığını, ormanla sınırı bulunduğundan zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazın Hazine adına idari yoldan tescil edilmesi gerektiğinin belirlendiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi, atıfla 14. maddesi ve devamında aranan koşulların oluştuğu ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın, 1975 yılında yapılan kadastro çalışmalarında orman vasfı sebebiyle tescil harici bırakıldığı, ancak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığı, 3402 sayılı Kanun’un 22/a ve 3402 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. madde uyarınca birlikte yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın davalının ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup, halen davalının 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu, tespit tarihine kadar davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, orman yada kamu orta malı niteliğinin de bulunmadığı ve çalışma alanında zilyet adına daha önce belgesizden tespiti yapılan yerlerin 40/100 dönüm normlarını geçmediği, çevre parsellerin de senetsizden zilyetlik yoluyla gerçek kişiler adlarına tescil edildiği, bu durumda davalı yararına mülk edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.