Hazineye ait arkeolojik sit alanında 30 yıldan fazla süreyle zilyetlik iddiasıyla açılan tespit davasının hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddine dair karar.
Özet: Davacı, 30 yılı aşkın süredir ihya ederek tarım arazisi olarak kullandığını iddia ettiği ve hazine adına tescilli, aynı zamanda birinci derece arkeolojik sit alanında yer alan bir taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespitini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi davada tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinde de hukuka uygun bulunarak bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/216 E., 2025/869 K.KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/359 E., 2024/774 K.Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili Merkez ilçesi ... köyü 1 48... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı tarafından 30 yılı aşkın bir süre önce temizlenerek ihya edildiğini ve tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığını, meyve ağaçları dikildiğini, tarımsal gelir elde edildiğini, böylece davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisap şartlarının oluştuğunu, davacının taşınmaz hakkında ecrimisil ödemesi yaparak taşınmazı kullandığını, davalı Hazinenin davacıya 21.06.2023 tarihinde tebliğ ettiği 13.06.2023 tarihli ve 6670398 sayılı yazı ile taşınmazın tahliyesini talep ettiğini, ancak davacının en az 30 yılı aşkın süredir taşınmazda tarımsal faaliyetini sürdürdüğünü belirterek, davacının taşınmazdaki zilyetliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu ... ili Merkez ilçesi ... köyü 1 48... parsel sayılı 3.041,72 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 25.05.2018 tarihinde tarım arazisi vasfıyla ihdasen Hazine adına tescil edildiği ve tapu kaydının beyanlar hanesinde; "taşınmazın ... , ... grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. Birinci derece arkeolojik sit alanında kalmaktadır." belirtmesinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazın ihdasen tapuya kayıtlı olup, 2/B vasfı olmadığı gibi kullanım kadastrosu da yapılmadığı, taşınmazın niteliğine göre eda davası açılacak yerde tespit davası açmakta hukuki yarar dava şartının bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davacı ... tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.