Yargıtay, Hazinenin kadastro tespitine itirazla açtığı davada, taşınmazın zilyetlikle kazanıldığına ilişkin alt mahkeme kararlarını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmazın kadastro tespitiyle ilgili itiraz davasını konu almaktadır; davacı, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taşınmazın kadim tarla vasfında olduğunu ve davalının zilyetlikle kazanma şartlarını yerine getirdiğini belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay da bu kararların usul ve yasaya uygun olduğunu tespit ederek bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/682 E., 2024/2845 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/341 E., 2023/1 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, .... parsel sayılı ve 4.725,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uydu görüntülerinden geçmişe dönük yapılan incelemelerde ve zeminde yapılan fiili incelemede, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, ayrıca taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın en eski ve tüm hava fotografları ve memleket haritasından anlaşıldığı üzere öncesinde orman olmayan, zilyetlikle kazanılabilen imar ihya gerektirmeyen yerlerden olduğu, zilyetlik terk koşullarının gerçekleşmediği ve davalı yararına Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi ve devamındaki koşulların sağlandığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, dava konusu ... nolu parselin tespit gibi aynı vasıf ve miktarla tapuya tesciline, davalı ... hakkında açılan davanın ise tespit maliki olmadığından husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince; mahalli bilirkişi beyanları ve teknik bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın kadim tarla niteliğinde bulunduğu ve davalı tarafından 1995 yılına kadar sürekli olarak tarımsal faaliyette kullanıldığı, sonrasında ise taşınmazın ara ara toprağı işlenerek kullanıldığı, davalı tarafından taşınmazın boş bırakılmadığı ve sahiplenildiği, tespit tarihinden önce tekrar kullanılmaya başlandığı, bu haliyle zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve zilyetlik terk unsurunun gerçekleşmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.