Tapu iptali ve tescil davasında, orman vasfındaki taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, kadastro sonucu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ölü adına tarla vasfıyla tescil edilen bir taşınmazın tapu iptali ve hazine adına tescili talebine ilişkindir. Hazine, taşınmazın zilyetlikle kazanma şartlarını taşımadığını ve esasen orman niteliğinde olduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar verirken, bölge adliye mahkemesi taşınmazın orman niteliğinde olması sebebiyle zilyetlikle kazanılamayacağına hükmederek davayı kabul etmiş; bu karar, temyiz incelemesi sonucunda usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/5911 E.  ,  2025/6491 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1840 E., 2024/1775 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, Karaman ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı ve 10.327,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla ölü ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Karaman ili Merkez ilçesi ... köyü 1 47... parsel sayılı taşınmazın 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, davalının dava konusu taşınmaz ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, zilyetliklerinin kesintisiz ve nizasız devam etmediğini, Hazine tarafından 13.09.2010-12.09.2015 dönemi için dava konusu taşınmazı da kapsayacak şekilde dava dışı şahıs adına ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildiğini, bu kişinin ecrimisil bedeline ve süreye itiraz ettiğini, ancak mülkiyet yönünden itiraz etmediğini, bu yönüyle Hazinenin mülkiyet hakkının tanındığını, zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına gerçekleşmediğini belirterek, taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hakkında ecrimisil tahakkuk edildiği bildirilen kişinin, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde bilirkişi olarak bu yerin ...'ın 20 yılı aşkın zamandan beri nizasız, fasılasız zilyetliğinde olduğunu beyan ettiğini, davacı iddialarının yersiz olduğunu, zira bu kişi hakkında düzenlenen ecrimisil tutanağında ada parsel numarası belirtilmediği gibi miktarının da taşınmaza uymadığını, dava konusu taşınmazın bilinmeyen bir tarihten beri müvekkilinin dedesi tarafından kullanılarak, sonrasında babasına ve ondan da mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazın nadasa bırakılması veya bir kaç yıl ekilmemesinin zilyetliğin terki anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... eski ve yeni tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu, taşınmazın 20 yılı aşkın zamandır davalı tarafından fiilen kullanıldığı, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle iktisap koşullarının davalı lehine oluştuğu, Hazine tarafından ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesinin ve hatta bu bedelin ödenmesinin Hazinenin üstün hak iddiasının tanındığı anlamına gelmeyeceği gibi zamanaşımını da kesmeyeceği ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya içeriği ve toplanan delillere göre 1953 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmazda kuzeyindeki orman parseli ile aynı görünümünde orman ağacı bulunduğu, orman bilirkişisi tarafından taşınmazın kuzey ve doğusunda 70-100 yaşlarında orman ağaç ve ağaççık olduğunun belirtildiği, 1959 yılı görüntüsünde açılma olsa da daha sonra 1969 yılı hava fotoğrafında görüldüğü üzere orman bitki örtüsü ile kaplandığı, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğu, öncesi orman olan taşınmazın zilyetlik süresi ne olursa olsun kazanılamayacağı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulü ile Karaman ili Merkez ... köyü 1 47... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline şeklinde hüküm kurulmuş, iş bu hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.