Plakası tespit edilemeyen araç kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, delil yetersizliği nedeniyle itiraz hakem heyetinin esasa girme kararı bozulmuştur.
Özet: Davacı, elektrikli bisiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazasında yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, ilk hakem heyeti olayın aydınlatılamaması ve tanık dinleme gerekliliği nedeniyle dosyadan el çekmişken, itiraz hakem heyeti kaza tespit tutanağına dayanarak davacının talebini kabul ederek tazminata hükmetmiştir; Yargıtay ise, toplanan delillerin yetersizliği, olayın tanık dinlenmesini gerektirmesi, daimi arama kararı olmaması ve uyuşmazlığın mahiyeti dikkate alındığında, itiraz hakem heyetinin yargılamayı genel yetkili mahkemelerin yapması gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekmesi gerekirken esas hakkında karar vermesinin hatalı olduğuna hükmederek kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/58 E., 2024/61 K.SAYISI : 2024/İHK-59305SAYISI : K-2023/322480İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu elektrikli bisiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın 09.07.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, öncelikle plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın varlığı ile olduğu iddia edilen kazanın ispat edilmesi gerektiğini, davacının kazanın ispatı için yeterli delili olmadığını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davaya konu kazanın gerçekleştiğine dair davacının ifade beyanından başkaca bir delil olmadığı, soruşturma evrakının olayı aydınlatmaya yetmediği, olayın tanık dinleme gibi delilleri gerektirdiği, tahkim yargılamasının bu incelemeler için yetkili olmadığı gerekçesiyle tarafların yetkili ve görevli genel yargı yoluna başvurma hakları saklı tutularak dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay ile ilgili kaza tespit tutanağı düzenlendiği, kaza yeri krokisinin çizildiği, ifadelerin alındığı, bu durumda davaya konu trafik kazasının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dosyanın esasına girildiği, ancak bilirkişi raporu için gereken süre uzatım talebine davalı tarafından muvafakat verilmediği, davacının muhtemel zararının talebinden daha fazla olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının süre uzatımına muvafakat verme zorunluluğunun olmadığını, davadan el çekilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya tespiti yapılmayan bir aracın sebebiyet verdiğinin ispat edilemediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, koruyucu tertibattan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının temerrüdü söz konusu olmadığından faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının yolcu olduğu elektrikli bisiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Dosyanın incelenmesinde; davaya konu trafik kazası nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın geçiş önceliğine uymadığından tam kusurlu olduğu, kaza ile ilgili olarak davacının ifadesinin alındığı, ifadenin kazadan sonra 14.07.2021 tarihinde polis merkezine gidilerek verildiği, davacının tedavi evraklarının incelenmesinde ayak parmaklarında kırık olduğu, tedavi evraklarında trafik kazasına yönelik herhangi bir belirleme yapılmadığı, soruşturma aşamasında olayın nasıl sonuçlandığının anlaşılamadığı, olayla ilgili daimi arama kararı, tanık ifadeleri gibi hususların yer almadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, toplanan delillerin durumu, olayın aydınlatılması için tanık dinlenmesi gerektiği, daimi arama kararı olmaması ve uyuşmazlığın mahiyeti dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.2.Bozma nedenine ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OYDavaya konu olayın çift taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiğinin açık olduğu, kaza tespit tutanağına göre plakası tespit edilemeyen aracın %100 kusurlu olduğu ve davacının ambulansla hastaneye götürüldüğü, hastaneye "trafik kazası" kodu ile giriş yaptığına dair kayıtların bulunduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun el çekme yönündeki bozma kararına katılmıyorum.