6831 sayılı Orman Kanunu 2/B taşınmazlarında zilyetlik yoluyla iktisap ve sebepsiz zenginleşme taleplerinin, kadastro kanunundaki on yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi.
Özet: 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve kadastro tespitinde kullanımı belirtilen taşınmazların zilyetlik yoluyla tescili talebiyle açılan davada, taşınmazların kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren Kadastro Kanununun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince usulden ret kararı verilmiş; taşınmazların sonradan satılması üzerine ıslah dilekçesiyle ileri sürülen sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi de, hakkın özü düşmüş olduğundan dinlenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/4762 E.  ,  2025/6475 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1127 E., 2024/2124 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/155 E., 2023/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İzmir ili Menderes ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 40... , 20... parsel sayılı, sırasıyla 3.999,99 m², 3.951,48 m² ve 3.851,54 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla "Taşınmazın kullanımı ... kızı ...'a aittir", "Taşınmazın kullanımı ... kızı ...'e aittir" ve "Taşınmazın kullanımı ... kızı ...'ye aittir" şerhleri yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmazların zilyetliğinin davacıda olduğunun tespit ve tescilini talep etmiştir.
3. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava konusu taşınmazların satışının yapıldığı için müvekkilinin mağdur olduğunu, zarara uğradığını, dahili davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek, dahili davalılardan tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin, zamanaşımının geçtiğini, davanın kanuni dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmaları nedeniyle yapılan kadastro çalışmaları sırasında 19 parselin ...'ın, 20 parselin ...'ın, 21 parselin ...'nin kullanımında olduğu tespit edilerek tespitin 15.05.2012 tarihinde kesinleşmesi ile Hazine adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, taşımazın sonradan 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'a (6292 sayılı Kanun) göre satışı ile dahili davalılar adına kaydedildiği, taşınmazın kullanıcı kadastro tespitinin 15.05.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın ise Kadastro Kanun'unun 12/3. maddesi hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.06.2022 tarihinde açıldığı gibi tazminata yönelik ıslahın 20.09.2023 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin, 2022/4685 Esas, 2023/5014 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere hakkın özünün düşmesi nedeniyle buna dayanılarak ileri sürülen tazminat isteğinin de dinlenemeyeceği açık olduğu" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Taşınmazın kullanıcı kadastro tespitinin 15.05.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.06.2022 tarihinde açıldığı gibi tazminata yönelik ıslahın 20.09.2023 tarihinde yapıldığı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin, 2022/4685 Esas, 2023/5014 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere hakkın özünün düşmesi nedeniyle buna dayanılarak ileri sürülen tazminat isteğinin de dinlenemeyeceğinin açık olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazları davacı tarafın kullandığını, davacı tarafın mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlarda davacının kullanım hakkının olup olmadığı ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere,6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.