6831 sayılı Kanunun 2/b uygulamasıyla orman dışına çıkarılıp 6292 sayılı Kanun gereği satılan taşınmazlar hakkında, idari satış işlemi iptal edilmeden açılan tapu iptal ve tescil davasının reddi kararı.
Özet: Bir vatandaş, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman dışına çıkarılıp hazineye tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun kapsamında davalılara satılan taşınmazların uzun süreli fiili kullanımına dayanarak kendi adına tescilini talep etmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazların kullanım kadastrosu sonuçlarının kesinleştiğini ve idarece yapılan satış iptal edilmedikçe mevcut davanın açılamayacağını belirterek davayı reddetmiş, Yüksek Mahkeme de bu kararı mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasını yeterli görmeyerek onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/883 E., 2023/1251 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/391 E., 2021/631 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 3 65... parsel sayılı ve 196,18 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1992 yılından itibaren ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi verilerek tarla vasfıyla; 3 65... parsel sayılı ve 1.399,98 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1992 yılından itibaren ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış sonucunda 3 65... parsel 06.04.2019 tarihinde tam hisse ile ... ve 3 65... parsel ilk olarak 26.04.2017 tarihinde ..., daha sonra farklı tarihlerde diğer davalılar adına hisseli olarak tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün uzun süredir davacının fiili kullanımında olduğu iddiasına dayanarak taşınmazların davacı adına şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun'la değişik Ek 4. maddesi uyarınca kullanım durumlarına göre yapılan parsel sınırı ve belirlenen sınırlar içindeki kullanıcı belirlemesinin kesinleştiği ve taşınmazların 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre dava tarihinden önce satıldığı, idarece yapılan bu satış işlemi iptal edilmedikçe eldeki davanın açılma imkanının bulunmadığı" belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kullanım sınırına göre tapu kaydının yapıldığını zannederek ve Hazineye güvenerek satın aldığını, mülkiyet hakkının güvence altına alınması ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalılar adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.