Özelleştirme sonrası muvazaa nedeniyle asıl işveren işçisi sayılan davacının, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve diğer birleşen işçilik alacakları davası.
Özet: Davacı, 1996-2019 yılları arasında termik santralde muvazaalı alt işveren ilişkileri nedeniyle asıl işverenin işçisi sayıldığı kesinleşen önceki mahkeme kararı ışığında, emeklilik sebebiyle işten ayrılması üzerine kıdem tazminatı, eksik ödenen üretim primi, ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi çeşitli işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise zamanaşımı, husumet itirazları ile alacakların ödendiği veya hak kazanılmadığı savunmasıyla davanın reddini istemiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/908 E., 2025/1403 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. İş MahkemesiSAYISI : 2020/47 E., 2024/6 K.MAHKEMESİ : Kütahya 3.İş MahkemesiSAYISI : 2023/11E., 2023/14 K.MAHKEMESİ : Kütahya 3. İş MahkemesiSAYISI : 2020/161E., 2021/4K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.06.1996-27.11.2019 tarihleri arasında ... Termik Santralinde park makine operatörü usta yardımcısı olarak çalıştığını, ... İşçileri Sendikasına (... Sendikası) üye olan davacının Kütahya 2. İş Mahkemesinin 2019/612 Esas, 2019/613 Karar sayılı dosyasında ... (...) aleyhine muvazaa iddiası ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandırılma talebi ile dava açtığını, açılan davanın kabul edildiğini ve davanın başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayıldığını, emeklilik tarihine kadar aralıksız çalışan davacının kıdem tazminatının gerçek ücret ve kıdem süresine göre hesaplanması gerektiğini, ... döneminde muvazaalı alt işverenler tarafından her ihale döneminde işçilerin rızası hilafına boş ibranameler alındığını, ... Sendikası ile davalı arasında imzalanan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 68. maddesinde düzenlenen üretim priminin 2018 yılında eksik ödendiğini, 2019 yılında ise hiç ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile üretim primi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 18.06.1996-27.11.2019 tarihleri arasında ... Termik Santralinde aralıksız olarak çalıştığını ve emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, davacının özelleştirme öncesi değirmen bakım servisinde bakımcı olarak 2 vardiyalı, özelleştirmeden sonra park makinesi operatörü olarak 3 vardiyalı çalıştığını, 17.06.2013 tarihli devir sözleşmesinde işçilerin kanunlardan ve toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan haklarının korunacağı belirtilmesine rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini iddia ederek ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, vardiya tazminatı, vardiyasız işçi hafta tatili ve cumartesi çalışma ücreti, sosyal yardım, işveren yardımı ve hizmet teşvik primi alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, husumet itirazlarının olduğunu, devir tarihi öncesine ilişkin işçilik alacaklarından dava dışı ...'ın sorumlu olduğu, kendi bünyelerinde 19.06.2013- 27.11.2019 tarihleri arasında çalışan davacıya kıdem tazminatı ödenmek istenmesine rağmen kabul edilmediğini, mutlak olarak ödenmesi gereken bir alacak olmayan üretim primlerinin davacıya ödendiğini, sosyal yardım alacağı bulunmadığını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacağı bulunmadığını, hem hafta tatili ücreti hem de vardiyasız işçi hafta tatili ve cumartesi çalışma ücreti talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde gerçekleştirilen çalışmaların ücretlerinin kanuna uygun şekilde tahakkuk ettirilerek tamamen ödendiğini, davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını, kullanmadığı 48 günlük izin ücretinin 2019 yılı Kasım ayı bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.01.2012-03.06.2020 tarihleri arasında çalıştığı, davacının çalıştırıldığı işyerinin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15.03.2013 tarihli ve 2013/55 sayılı kararı uyarınca T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve ... ile ... Üretim AŞ arasında satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi ile 17.06.2013 tarihinde ... ... AŞ'ye devir ve teslim edildiği, davacının dava dışı ...'tan işi alan firmalar bünyesinde çalışmaya başladığı, 17.06.2013 tarihinde devir tarihinden sonra, önce ... Şirketinde daha sonra makul süre içerisinde davalı ... Şirketi bünyesinde çalışmaya başlayarak emekli olduğu tarihe kadar çalışmasına devam ettiği, Mahkemenin 2019/612 Esas, 2019/643 Karar sayılı kararı ile; ... ile alt işverenler arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, davacının başlangıçtan itibaren davalı ...'ın işçisi olduğu kabul edilerek 2010 Mart-2013 Şubat tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin alacaklarının tahsiline karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının 15.11.2013 tarihinde sendika üyesi olduğu, Mahkemenin 2019/612 Esas, 2019/643 Karar sayılı kararı ile; tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde davacının devir işçisi olduğu ve devir işçisi olduğu gözetilerek alacakların hesaplanması gerektiği, devir sonrasında ... Sendikası ile ... ... AŞ arasında 01.11.2013 - 28.02.2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere İşyeri Toplu İş Sözleşmesi Protokolü'nün imzalandığı, bundan sonra ... Sendikası ile ... ... AŞ arasında imzalanan 01.03.2015-28.02.2018 yürürlük süreli 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, 01.03.2018 - 28.02.2021 yürürlük süreli 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ve 01.03.2021-29.02.2024 yürürlük süreli 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi uygulandığı, işyerinin devri sonrası ... Sendikası ile ... ... AŞ arasında imzalanan 01.11.2013 - 28.02.2015 yürürlük süreli İşyeri Toplu İş Sözleşmesi Protokolü'nde sendika üyesi işçilerin ücretleri ile ilgili yeni ücret skalasının düzenlendiği, 73. maddesindeki “Bu protokol anlamındaki asgari ücret; işçilerin işgal ettikleri görev (pozisyon) unvanlarına göre, sözleşmenin ekindeki tespit edilmiş dereceler için öngörülmüş ücretlerin yazıldığı cetvellerde belirlenen taban ücretleridir” hükmü gereğince işçilerin kıdem ve derecelerine göre ...'tan devir alınan işçiler ve işe yeni alınan işçiler için iki ayrı (Ek II-A — Ek II-B) yevmiye cetvellerinin uygulamaya konduğu, yeni ücret uygulamasında davacının intibakı yapılır iken, yeni işe giren işçiler için geçerli olan Ek: II-B yevmiye cetvelindeki (devir tarihinden sonra işe alınan işçi) ücretinin dikkate alındığı, davacının ...'ta çalıştığı döneme ilişkin kesinleşen muvazaa olgusu nedeniyle ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile ücretinin devir işçileri için belirlenen Ek II-A yevmiye cetvelinde yer alan devir işçisi olarak belirlenmesi gerektiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporu doğrultusunda alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Güncel Yargıtay Kararı gereğince ...'ın muvazaasından müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 2. Davacının 04.10.2013 tarihinden önceki çalışmalarına ilişkin olarak müvekkili Şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, özelleştirme sözleşmesi uyarınca, dava konusu (devir öncesine ilişkin) kıdem tazminatlarından ... ile alt işveren Şirketlerin sorumlu olduğunu, 3. Davacının, müvekkili Şirket bünyesinde 07.10.2013-27.11.2019 tarihleri arasında çalıştığını, devir işçisi olmadığını, 4. Davacının ... isimli firma nezdindeki çalışmasının 18.09.2013 tarihinde sona erdiğini, davacı ile müvekkili Şirket arasında 19 gün sonra, 07.10.2013 tarihinde yeni bir iş sözleşmesi kurulduğunu, Yargıtay tarafından kabul edilen makul sürenin geçmiş olduğunu, 5. Müvekkili Şirketin dava dışı ...'ın muvazaasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,6. Davacının ... aleyhine açmış olduğunu davanın Mart 2010-Şubat 2013 arası döneme ilişkin olduğunu, davacının özelleştirme tarihinde muvazaalı olarak çalıştırıldığına dair mahkeme kararı mevcut olmadığını, Mahkemece davacının özelleştirme muvazaalı olarak çalıştığı, başlangıçtan itibaren ... işçisi olduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu,7. Davanın hakkın kötüye kullanılması yasağına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini,8. Davacının müvekkili Şirket nezdindeki tüm hak ve alacaklarının kendisine eksiksiz ödendiğini,9. Hükmedilen faiz başlangıç tarihleri ile faiz oranlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ...'tan devredilen işçi olup olmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.