Orman vasfındaki taşınmazlar için açılan tapu iptali ve tescil davasında bozma kararına uyularak kullanım kadastrosu sonrası hak sahibi tespiti ve müdahil taleplerinin incelenmesi.
Özet: Muğladaki orman tahdit sınırı içinde olduğu iddia edilen taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, Orman İdaresinin geçersiz tapu kayıtlarının iptali ve hazine adına tescili talebiyle açtığı davaya asli müdahil olarak katılan tarafın mülkiyet iddiaları, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak yaptığı yargılamada, kullanım kadastrosu tarihindeki kullanıcının kesinleşmiş mahkeme kararıyla belirlenmiş olması ve müdahilin dayandığı devir işleminin bu tarihten sonra gerçekleşmesi nedeniyle reddedilerek, uyuşmazlığın taşınmazların kullanım kadastrosu sırasındaki fiili kullanıcısının kimliği etrafında çözüldüğü belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/228 E., 2023/420 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil ... vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davalı ... tarafından temyiz edilmekle; davanın niteliği gereği reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Muğla ili Fethiye ilçesi ... köyünde bulunan 700 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki 7 ada 265 parsel (yeni 3 57... parsel 701 m²) taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde olduğunu, mükerrer olarak verilen tapunun geçersiz olduğunu ileri sürerek, hukuken geçersiz tapu kaydının orman olan kısımlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki diğer davalı ... lehine konulan şerhlerin terkinine ve müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... İdaresi vekili birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde ise; Muğla ili Fethiye ilçesi ... köyünde bulunan 21.000 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki 7 ada 264 parsel (yeni 3 57... parsel 18.115,68 m²) taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde olduğunu, mükerrer verilen tapu kaydının geçersiz olduğunu ileri sürerek, hukuken geçersiz tapu kaydının orman olan kısımlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki diğer davalı ... lehine olan şerhlerin terkinine ve müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... 27.09.2016 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu, bu taşınmazları .... Noterliğince düzenlenen muvafakatname ile 07.08.2015 tarihinde ...’dan devraldığını ileri sürerek, davaya katılma talebinde bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen, birleşen dava yönünden davacı ... İdaresinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, men'i müdahale talebinin reddine, asli müdahil ...'in talebinin kısmen kabul kısmen reddine; asıl dava yönünden davacı ... İdaresinin tapu iptal ve tescil ile men'i müdahale taleplerine ilişkin davasının reddine, asli müdahilin talebinin kabulüne dair önceki karar, davalı ... vekili, davacı ... İdaresi vekili ve dahili davalılar ... ile ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2021/9608 Esas, 2022/175 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davalı olarak gösterilen Hazine aleyhine açılan asıl davada davanın reddine, birleşen davada ise davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde, asıl davada ve birleşen davada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı, dahili davalılar ... mirasçılarının asli müdahil ... lehine zilyetlik şerhi konulmasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi açısından kullanım kadastrosu yapıldığı tarihte fiili kullanıcı kim ise kullanıcı tespitinin o kişi adına yapılması gerektiği dolayısıyla kullanım kadastrosundan sonra yapılan devir işlemlerinin ancak taraflar arasında şahsi hak doğurduğu, kullanım kadastrosu 1996 yılında yapılmış olup kullanıcısı ... oğlu ... olarak belirlendikten sonra yapılan yargılama neticesinde verilen kullanıcısının ... oğlu ... olduğunun tespitine ilişkin mahkeme kararının 09.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve kullanıcının ... olduğu, asli müdahil ...'in kullanım kadastrosunun kesinleşmesinden sonraki tarihte kullanıcı olduğu açıklanarak, asli müdahil ...’in asıl ve birleşen davanın konusu olan taşınmazlar hakkındaki şerhe yönelik davasının reddine karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... asıl ve birleşen davaya konu taşınmazların kullanıcısının ... oğlu ... olduğuna dair mahkeme kararının 09.04.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu, kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazların kullanıcısının ... olduğu, asli müdahil ...'in talebinin Kadastro Mahkemesi tarafından kullanıcının tespitine ilişkin kararın kesinleştiği 09.04.2015 tarihinden sonraki tarihte verilmiş olan 07.08.2015 tarihli muvafakatnameye dayalı olduğu, asli müdahilin kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte asıl ve birleşen davaya konu taşınmazlarda fiili kullanıcı olmadığının sabit olduğu, fiili kullanıcı olmayan asli müdahilin zilyet olarak tespitinin yapılamayacağı ..." gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, tapu iptali ve tescil talebi ile el atmanın önlenmesi talepleri yönünden hükmün kesinleşmesi sebebi ile yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asli müdahil ...'in davasının reddine; birleşen dava yönünden tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi talepleri yönünden hükmün kesinleşmesi sebebi ile yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asli müdahil ...'in davasının reddine karar verilmiş ve iş bu karar asli müdahil ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekili ve davalı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,539,70'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 75,70'şer TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi