Yargıtay bozması sonrası Giresunda görülen kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazların tapu kayıtları ve orman vasfı üzerinden mülkiyet tespiti yapılmıştır.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin önceki kararı Yargıtay tarafından orman araştırması eksikliği, orman idaresi ve hazinenin davaya katılımının sağlanmaması gibi eksiklikler nedeniyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada, tapu kayıtları, zilyetlik ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, bazı taşınmazların eğimi nedeniyle orman niteliğinde olduğu, bazılarının ise orman sayılmayan açık alanlar olduğu tespit edilmiştir; bu doğrultuda davacıların kök murislerinden gelen tapu kayıtlarına dayalı mülkiyet talebi belirli parseller için kısmen kabul edilerek ilgili mirasçılar adına tesciline karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/5591 E.  ,  2025/6466 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2018/6 E., 2021/7 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Giresun ili Keşap ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 40... , 1 41... , 1 95... , 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 58.315,11 m², 106,94 m², 3.826,83 m², 1.604,20 m² ve 14.141,32 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Nisan 1957 tarihli ve 103, Haziran 1959 tarihli ve 37, Şubat 1960 tarihli ve 104, Nisan 1967 tarihli ve 2, Mart 1972 tarihli ve 31 ve Ocak 1982 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kayıtları nedeniyle, taşınmazların halen tapu kayıtlarındaki paydaşlardan ölü ... oğlu ...'ün mirasçıları ile paydaş ... oğlu ...'ün zilyetliğinde bulunduğu, tapu kayıtlarındaki diğer paydaşların yerlerinin 1 01... sayılı orman parselinde kaldığı, 1 40... parselin üzerindeki tek katlı kargir evin ... oğlu ...'e ait olduğu tutanağın beyanlar hanesine yazılmak suretiyle, 1 40... , 1 41... , 1 95... , 2 ve 3 parsellerin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/16 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu oldukları belirtilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca mülkiyet haneleri Kadastro Mahkemesince doldurulmak üzere tespit edilmiştir.
Davacılar ... çocukları ..., ..., ... ve ..., Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/16 Esas sayılı dosyasına sundukları dava dilekçelerinde özetle; Nisan 1957 tarihli ve 103, Kasım 1960 tarihli ve 47, Kasım 1981 tarihli ve 16 sıra nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak ..., ..., ..., ..., ...'ya ait 26.12.2002 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlendiği gerekçesiyle, davanın 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine devrine karar verilmiştir.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair önceki karar, davalılar ... ve arkadaşlarının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2017 tarihli ve 2015/10605 Esas, 2017/97 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazların sınırında 1 01... sayılı orman parselinin bulunduğu ancak orman araştırması yapılmadığı, Orman İdaresinin ve Hazinenin davaya katılımının sağlanmadığı, kadastro evrakları, eski belgeler ve dayanılan tapu kayıtları yeterince incelenmeden eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğu açıklanarak, Orman İdaresi ve Hazinenin davaya katılımının sağlanmasından sonra yeniden yapılacak keşifle uygulamaya ve araştırmaya dayalı eksiklerin giderilmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını, imar ihya ve zilyetlik süresini belirtir şekilde bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu taşınmazların evveliyatında davacı tarafın kök murisi ...'ten intikal ettiği, dosyaya sunulan Nisan 1957 tarihli ve 103, Haziran 1959 tarihli ve 37, Şubat 1960 tarihli ve 104, Nisan 1967 tarihli ve 52, Mart 1972 tarihli ve 31, Ocak 1982 tarihli ve 3, Şubat 1982 tarihli ve 1, Şubat 1982 tarihli ve 8, Şubat 1983 tarihli ve 1, Ocak 1989 tarihli ve 1, Mart 1985 tarihli ve 5, Şubat 2005 tarihli ve 1 nolu tapu kayıtları ile tapu kayıtlarının ilk tesis kaydı olan 1338 K.Evvel tarihli ve 149 sıra nolu tapu kaydının mevki ve sınırları itibarıyla davalı taşınmazları bir bütün olarak kapsadığı, davalı taşınmazların bir kısım bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de tapu kaydında yazılı olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan Kasım 1961 tarihli ve 149, Aralık 1971 tarihli ve 2, Aralık 2002 tarihli ve 3 ile bu tapu kayıtlarının geldi kaydı olan Y. 1289 tarihli ve 15 sıra nolu tapu kaydının mevki itibarıyla davalı taşınmazları kapsamadığı, 1 40... parsel ile 1 95... A ve 2A ile numaralı taşınmazların eğiminin %15 den fazla olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, 40... numaralı 95... numaralı, 1B ve 2B numaralı taşınmazların ağaçsız açık alan olduğu ve orman sayılmayan alanlardan olduğu ..." gerekçesiyle, 1 40... ve 1 95... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların davasının kabulü ile ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline; 1 41... , 1 95... parselin (A) harfli kısmı, 1 95... parselin (A) harfli kısım yönünden davacıların davasının reddi ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline; 1 95... parselin (B) harfli kısmı, 1 95... parselin (B) harfli kısım yönünden davacıların davasının kabulü ile ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi